|
Sevgili dostlar merhaba,
Meridian’le baş başa kaldık demiştim, ama kaldığımız
yerde hiç iç acıcı değil doğrusu. Limanda deniz kirli,
girmek imkansız. Limanın dışı da dalga ve solugandan
çamur gibi, canım Ege’yi gel de özleme, bu deniz konusunda
çok şımarmışımdır, illa berrak su olacak, yoksa girmem.
Balıkçı tekneleri, Dhow’lar, arasındayız; her gün bir
hareket oluyor, cattlefish, ton, çekiç kafa ve köpek
balıkları çoğunlukta. Kamyonlara yüklenip şehre gidiyor.
Geceleri de betonun üzerinden amatörler olta ile mürekkep
balığı avı yapıyorlar, 3-4 kiloluk devasa sübyeler tutuyorlar.
| Buranın bu mevsimdeki havası son derece nemli,
teknenin içinde kuru bir şey bulmak zor. Güneş olunca
minderleri seriyorum güverteye ama değişen birşey
yok, ertesi gün yine aynı. Buz dolabını çalıştırmıyorum,
10 gün den fazla makinesiziz çünkü. Balıkçı teknelerine
buz getiren kamyonlardan kova ile buz alıp buzluğa
stokluyorum, 2-3 gün idare ediyor, buz gibi içecek
en büyük lüks. |
 |
Bodrum’da Yachtworks elemanlarının titizlikle monte
ettiği tek solar panelimiz aküleri ancak zinde tutuyor.
Yusuf Civelekoğlu ve Can Sürekli’ye teşekkürler tabii.
Sırası gelmişken, Mehmet Ali Yelkenbiçer ve çalışanlarına
da, orijinal Hallberg-Rassy sprayhood’un bire bir kopyasını
ve yeni ana yelkeni yaptıkları için teşekkürler.
Salalah limanında günler, tekne temizliği, genelde
okumak, radyoda BBC dinlemek ve yatmakla geçti; okuma
ve radyo faslı da yatarak olabiliyor. Avusturya’lı Wolfgang
Hausner, Taboo adında kendi yaptığı katamaranla tek
başına dünya seyahati yapmış. 1967’den 1974’e kadar
bu teknesi ile dünya denizlerini gezmiş. Seyahatin ilk
ayağında Bali’de Sadun Boro ile karşılaşmış. Okuduğum
kitaplardan biri bu. Bu insanların yaptıkları mesafeleri
okuyunca bizimki kuğulu parkta gezinti gibi oluyor biraz.
Bernard Motessier, Wilfried Erdmann, Rollo Gebhard,
ve diğerleri insan üstü yetenekler. Hele şu son olay:
Ellen Mac Arthur--damla kadar kız 60 feet tekneyle 13
günde Atlantiği geçti, inanılmaz bir performans. Biz
4 kişi 40 feet Jeanneau ile Tenerif’ten St. Martin’e,
3057 mili 19 günde geçmiştik; tabii tekne farkı var
ama tek kişi bu beceri, gerçekten müthiş.
 |
Limana, Fransız bayraklı 25 metre civarı ahşap,
oldukça eski, bir tekne demirledi. Sorunlu aile
çocuklarının eğitilip korunduğu, devlet tarafından
finanse edilen sistemin, teknede olanı. Çocuklar
9 ila 17 yaş arası, bazıları bir sene kadar kalıyormuş
teknede. |
Hayatı dokunup yaşayarak öğreniyorlar. İki tane genç
kaptan ve eğitmen var, Madagaskar’dan gelip Türkiye’ye
gidiyorlar. Tekne Bodrum’da bakıma alınacakmış. İçmelerdeki
tersanecilere duyurulur, teknenin adı “Marie &
Gilberte.” Bize, Lamu, Kilifi hakkında bilgi ve
Mozambik kanalı haritası verdiler. Onlara teknede kalan
son Türkiye kıyıları haritalarını verdik--Meridian kim
bilir Türkiye’ye tekrar ne zaman gelir? Bu tekne yıllar
önce başka mürettebatla Kızıldeniz üzerinden Madagaskar’a
geçmiş, orada uzun süre kalmış, liman içinde batmış.
Şimdi tekrar aynı yoldan geri dönüyor. Her teknenin
ayrı bir hikayesi var, insanlar gibi.
Muskat, başkent; buradan 1100 km. kadar doğuda,
fakat tekneyi bırakıp gitmeyi göze alamadım. Ancak günübirlik
şehre inip akşamları döndüm. Dükkanlar sabahtan öğlene
kadar ve saat 16.00 dan sonra açık, millet siestada,
sıcaktan kimseler yok ortalıkta.
21 Eylül’de Horst döndü. Arızalı parçanın komple yenisini
almış, eskisinin tamiri mümkün değilmiş. Oto pilotun
da pusulası bozuk çıkmış, aldığı yenisini hemen monte
edip çalıştırdık, işliyor. Akşam tepedeki markete gidip
içme suyu ve kumanya siparişini verdik, tekneye kadar
getirecekler. Ertesi gün şehre gidip diğer eksiklerimizi
aldık, dönüşte devridaimi taktık, saf suyunu koyup motoru
çalıştırdık. Uzun zaman sonra sesi kulağa hoş geliyor,
epey ayrı kalmıştık. Son aldığımız iki adet bidon ile
toplam 13 adet bidonda 315 litre ilave mazot taşıyoruz.
Güverte ve kıçta bağlı, bazıları kapaktan sızdırıyordu,
ayrıca conta koyduk. Uzun geçişlerin 3 önemli konusu
mazot, içme suyu ve kumanya. Kızıldeniz’de, Mısır’da,
Abu Tig marinadan aldığımız su içmek için hiç iyi değildi
mesela.
| Buranın bu mevsimdeki havası son derece nemli,
teknenin içinde kuru bir şey bulmak zor. Güneş olunca
minderleri seriyorum güverteye ama değişen birşey
yok, ertesi gün yine aynı. Buz dolabını çalıştırmıyorum,
10 gün den fazla makinesiziz çünkü. Balıkçı teknelerine
buz getiren kamyonlardan kova ile buz alıp buzluğa
stokluyorum, 2-3 gün idare ediyor, buz gibi içecek
en büyük lüks. |
 |
3. crew olarak, işlerini bırakamayan Gernold’un yerine
Horst’un yeğeni Burghart, Almanya’dan, Muskat üzerinden
23 Eylül’de geldi. Aynı gün öğleden sonra start a hazırdık,
pasaportları sahil güvenlikten alıp Fransız’lara veda
ettikten sonra Salalah limanından Hint Okyanusuna
açıldık. İlk waypoint’imiz Sokotra adasının 120 mil
doğusu. Bakalım nerede karaya çıkacağız, Kenya–Lamu’mu
yoksa Seycheller’in Mahe’si mi? Kısmet...
Devam edecek ...
Ahmet DAVRAN
Amatör Yelkenci / Yat Kaptanı
adavran@yahoo.com
|