 |
Bir aylık satıh fasılasının ardından merhaba sevgili dostlar,
Yavaş yavaş sezonu kapamaya hazırlandığımız şu günlerde sizlere
bugüne kadar nedense hiçbir dergide-yazıda tesadüf edemediğim
bir konudan bahsedeceğim, maksat ileriki sezonlara yönelik
hazırlık yapmak ve aynı zamanda kışın dalacak arkadaşlara
da bir nebze faydada bulunmak.
Bizim camianın maalesef kendine yönelik huyları var, bunlar
içinde şakayı kaka yapma becerisi önemli bir yer tutuyor.
Başına gelen arkadaşlar anında ne demek istediğimi anlamış
olsalar gerek, bahsedeceğim konu kurs sırasında ya da herhangi
bir dalışta balıkadamların "reflekslerini ölçmek ve
en zor durumlara karşı bile hazır olmalarını sağlamak!"
amacıyla ayıptır söylemesi ağızlarına edilmesi! Yapan kim?
Genelde eğitmen-divemaster-daldırıcı-dallama kardeşler. Yapılan
kim? Genelde kursiyerler ya da tecrübesiz dalıcılar oluyor,
ama aslında her seviyede insanın başına gelebiliyor, birazdan
anlatacağım üzere. Metodu ne bu işin? Maskeyi ansızın sökme,
ağzından regülatörü çalma gibi masumane şeylerden başlayıp
tüpünü kapatma, ağırlık kemerini sökme, paletini çıkarıp altından
geçerken de BC'sini sonuna kadar indirme gibi hayvanlıklara
kadar varabiliyor. Tabii sıkça bunların bir kombinasyonu da
uygulanIıyor, mesela hazır kemeri atmışken maskeye de girişmek
yerinde bir davranış, arada bir de tüpünü kapadın mı yeme
de yanında yat, geç karşısına adamın ayağı kırılmış at gibi
çırpınmasını seyret dur!
Anlattıklarım bazılarınıza tanıdık geldi mi? Herhalde gelmiştir.
Peki bunları hiç PADI'nin olsun, IDD'nin, NAUI'nin olsun herhangi
bir dalış organizasyonunun manuellerinde gördünüz mü? Tabii
ki hayır. Çünkü bunlar dünyanın hiçbir yerinde artık kalmayan
bazı dalış dinozorlarının milattan önce kalma adetleri, sadece
bizim memlekette hala devam ediyor (yani en azından 2002'de
ben Türkiye'den ayrılmadan önce devam ediyordu, bir senedir
-hiç umudum yok ama- değişmişse ne mutlu bizlere). Peki bu
adetlerin çıkış noktası neresi? BC'nin icadına ve de ekipmanların-standartların
bugünkü noktaya gelmesine kadar dalış daha fiziki bir spordu
ve daha da riskliydi -bugün istatistiksel olarak bowlingden
daha risksiz-. Dolayısıyla o zamanlar eğitimler daha ağır
ve daha fiziki olmak zorundaydı, ahtapotlu regülator desen
zaten extra lüks, ne silikon maske var, ne manometre (hayatımda
ilk gördüğüm tüp 50 barlık rezervli modellerdendi, hani şu
sağ dipteki teli çekince rezervin açıldığı abuk subuk sistem),
e o zamanın şartlarında daha fazla dalış kazası-tatsızlığı
oluyordu. Tabii ki kimse bugün ekipmanlar daha gelişmiş diye
tehlikeye-kazaya hazırlıklı olunmamasını bekleyemez, benim
de öyle bir iddiam yok zaten. Fakat dinozor abilerimizin anlamak
istemediği ilk konu bugünkü sistemlerle ve bugün dalan insanlarla
meydana gelen problemlerin-kazaların eskisiyle hiç alakası
olmadığı. Dolayısıyla da onların o "eğitim" yöntemlerinin
yarısının hiç bir geçerliliğinin kalmadığı. Bu zihniyetin
hiç kestiremediği ikinci konu ise kime-neyin-ne şartlar
altında yapılacağı meselesi. Yahu bir yıldız ya da Open
Water kursundaki adamın üçüncü dalışta maskesi habersiz çıkarılır
mı? Ya da benim şahsen başıma gelen bir güzelliktir, kırk
beş metreye takılmış çapayı kurtarmaya inen adamın orda çalışırken
tüpü kapatılır mı? Kırk beş metre diyorum, beş değil on değil!
Ya da Ihsan'ın başına gelen bir başka güzellik, eğitim dalışı
diye gece gece adamı mağaraya sokup on beş metrede üç kişi
resmen "saldırıp" on saniye içinde boğuşarak tüp-maske-fener-BC
üzerinde ne varsa çıkarılır mı? İleriye giderek kimsenin sormadığını
sorayım, suda adam öldürmek ya da sakat bırakmak marifet mi?
Evet ben de isterim, insanlar sualtında başlarına gelebilecek
şeylere hazırlıklı olsunlar, buna mümkünse katkıda bulunalım,
hele ki bizim işi yapacaksa tabii ki bilsin zor durumda ne
yapacağını, ama her şeyin bir ölçüsü var ya. Mesela kursiyere
doğru düzgün maske tahliye, suda maskesiz regülatörden nefes
alma egzersizlerini yaptırırsın, on dalış filan sonra bir
kaç defa görebileceği bir açıdan yaklaşarak, bilgisi
dahilinde, makul bir derinlikte ve yavaş hareketlerle maskesini
çıkarırsın ve tepkisine bakarsın, paniklemesi filan yoksa
otuzuncu dalışından sonra filan iki-üç metreyi geçmeyen
bir yerde ilk defa habersiz maske çıkarma yapılabilir,
çünkü ilerde adam daldıracak birinin görüş açısı dışında bir
yerden palet yiyip maskeyi kaybetmeye hazırlıklı olması gerekir.
Bu dediklerim standart şeyler değil, ama akıl mantık bunun
-yapılacaksa- böyle yapılması gerektiğini söylüyor. Ağızdan
regülator çalmak hikayesi de aynı mantığa dayanıyor, bilhassa
discover daldırırken etraftaki birinden suratına palet yemek
az rastlanan bir olay değil, dolayısıyla ilerde bu sektörde
çalışacak birinin buna makul yöntemlerle ve dalış tecrübesi
elverdiği zaman alıştırılmasında fayda var. Gelelim tüp
kapamaya, bugünkü regülatör sistemlerinde havanın öyle lank
diye kesilmesi neredeyse hiç olmayacak bir şey, dolayısıyla
birinin tüpünü kapamak bugün dünyanın en gereksiz ve tehlikeli
ve de anlamsız işi. Kemer çıkarmaya da değinelim, ender
de olsa rastlanabilen bir durum kemerin düşmesi, dolayısıyla
belli bir tecrübeye gelen her dalıcının bence kemer düşünce
ne yapacağını bilmesi lazım, ama bu da öyle arkadan yaklaşıp
kemerini çözüp BC'sini şişirerek olmaz. Biri satıhta, biri
de orta suda iki tane güvenlik dalgıcı dururken dalıcı gidip
on beş metre gibi ortalama bir derinlikte kemerini yanında
eğitmen varken çıkarır ve eğitmene bırakır, sonra dört beş
metre kadar, yukarı ne hızla çıktığına, nasıl hızlandığına,
yatay pozisyona gelip sürtünmeyi arttırarak hızını nasıl kesebileceğine
bakar, BC'sini komple boşaltır ve çıkışını nasıl kesebileceğini
kavramaya çalışır. Tabii bütün bunlar olurken sürekli ağzından
hava verir. Bu egzersizi de bir çok defa tekrarlayarak
hem ekipmanıyla haşır neşir olur ve bu sayede ne kadar ağırlık
alması gerektiğini de kavrar, hem de ileride gerçekleşebilecek
tatsızlıklara hazırlıklı olur. Ağırlık düzenlemesini iyi yapmış
ve bu egzersizleri uygulamış bir dalıcı da kötü bir sürprizle
karşılaşınca bile balon gibi satha fırlamaz.
Sonuç olarak bu anlattığım üç dört egzersiz dışında her türlü
mantık zorlayıcı "doğaçlama acil durum alıştırması!
" apaçık saçmalıktır. Ha, ben ne desem de tabii
bu hanzoluklar son bulmayacak, utanması sıkılması olmayan
insanlarla uğraşıyoruz, ama yine de madem yerimiz var yazıyoruz,
yapalım uyarımızı da belki birilerine katkımız olur...
Kut KARAHASAN
PADI Dive Master
kut_k@hotmail.com
|
 |