deniz magazin
anasayfa dalis yelkencilik egitim 2.El Malzeme linkler bize ulasin
Sport Diver
email listesine üye olmak istiyorum!


DALIS

ASKIN CAMBAZOGLU
(sualti arkeologu)

ATA BURAK ÇAKALOZ
(solunum)

ETHEM YAVAS
(zipkin - serbest dalis)

FEHMI SENOK
(Türkiye Dalis Rehberi)

HAKAN AYDINKAPTAN
(Malta'da dalis)

IHSAN KÜÇÜKÜNSAL
(Dünya Dalis Rehberi)

KUT KARAHASAN
(hatalardan ögrenelim)

MAHMUT SUNER
(Sualti Turizmi)

MEHMET AYDIN
(deneme yazilari)

MURAT KITAPÇI
(dalis anilari)

NECAT ÇOSKUN
(Captain Cousteau)

NESEM DEMIRAY
(bilimsel dalis)

PADI
(çesitli makaleler)

R.TARAKCI + A.ÇAKALOZ
(sualti teknikleri)


YELKEN + TEKNE DENIZCILIK

AHMET DAVRAN
(Kusadasi - Kenya)

CENGIZ DUMLUPINAR
(gemi modelciligi)

KEMAL BARAL
(tekne ve denizcilik)

M.CEM GÜR
(Dory'ler)

MURAT ALEV
(yelkencilik)

MURAT ALEV (V.Radhakrishnan)

TALIP ÖZCENGIZ
(makale - siir)

TUNÇ TOKAY
(denizcililk kuralları)





DALIS

ALPTEKIN BALOGLU

BOGAÇHAN TELERI

BURÇIN POLAT

CANER CANDEMIR

ERHAN ÖZTÜRK

ERMAN AKARSU

FEHMI SENOK

HAKAN TASLIÇAY

ÖZDEN BOYACILAR

ÖZLEM ve SITKI ERGÜN

SERDAR DOGAN

YABANCI FOTOGRAFÇILAR



YELKEN + TEKNE

ANTALYA BOAT 2003

AMERICA'S CUP 2003

BOAT SHOW 2004

BOAT SHOW 2005

BODRUM CUP 2003

BODRUM CUP 2004

BOT EVLER

CHICAGO BOAT 2005



DEV AKVARYUM

AQUARIUM OF THE PACIFIC

AQWA

COEX AQUARIUM

MAUI OCEAN CENTER

MONTEREY BAY AQUARIUM

SEAWORLD

SHEDD AQUARIUM

TWO OCEANS




balikçilik izinleri
balik avlama
bayraklar 1
bayraklar 2
yaris bayraklari
dalis tarihi
dalis tüpleri
denizci baglari 1
denizci baglari 2
demirler
dümen çesitleri
firtina cetveli
gps çesitleri
harita sembolleri
irgat çesitleri
ölçü birimleri
motorlar
rüzgarlar
seyir fenerleri
seyir isiklari
seyir tipleri
samandiralar
tekne nasil yüzer
tekne donanim-dis
tekne donanim-iç
teknenin yapi elemanlari
yakit seperatörü
VHF rehberi
yat tipleri
yelkenli tipleri
yön terimleri





BASLANGIC
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15

Bir aylık satıh fasılasının ardından merhaba sevgili dostlar,

Yavaş yavaş sezonu kapamaya hazırlandığımız şu günlerde sizlere bugüne kadar nedense hiçbir dergide-yazıda tesadüf edemediğim bir konudan bahsedeceğim, maksat ileriki sezonlara yönelik hazırlık yapmak ve aynı zamanda kışın dalacak arkadaşlara da bir nebze faydada bulunmak.

Bizim camianın maalesef kendine yönelik huyları var, bunlar içinde şakayı kaka yapma becerisi önemli bir yer tutuyor. Başına gelen arkadaşlar anında ne demek istediğimi anlamış olsalar gerek, bahsedeceğim konu kurs sırasında ya da herhangi bir dalışta balıkadamların "reflekslerini ölçmek ve en zor durumlara karşı bile hazır olmalarını sağlamak!" amacıyla ayıptır söylemesi ağızlarına edilmesi! Yapan kim? Genelde eğitmen-divemaster-daldırıcı-dallama kardeşler. Yapılan kim? Genelde kursiyerler ya da tecrübesiz dalıcılar oluyor, ama aslında her seviyede insanın başına gelebiliyor, birazdan anlatacağım üzere. Metodu ne bu işin? Maskeyi ansızın sökme, ağzından regülatörü çalma gibi masumane şeylerden başlayıp tüpünü kapatma, ağırlık kemerini sökme, paletini çıkarıp altından geçerken de BC'sini sonuna kadar indirme gibi hayvanlıklara kadar varabiliyor. Tabii sıkça bunların bir kombinasyonu da uygulanIıyor, mesela hazır kemeri atmışken maskeye de girişmek yerinde bir davranış, arada bir de tüpünü kapadın mı yeme de yanında yat, geç karşısına adamın ayağı kırılmış at gibi çırpınmasını seyret dur!

Anlattıklarım bazılarınıza tanıdık geldi mi? Herhalde gelmiştir. Peki bunları hiç PADI'nin olsun, IDD'nin, NAUI'nin olsun herhangi bir dalış organizasyonunun manuellerinde gördünüz mü? Tabii ki hayır. Çünkü bunlar dünyanın hiçbir yerinde artık kalmayan bazı dalış dinozorlarının milattan önce kalma adetleri, sadece bizim memlekette hala devam ediyor (yani en azından 2002'de ben Türkiye'den ayrılmadan önce devam ediyordu, bir senedir -hiç umudum yok ama- değişmişse ne mutlu bizlere). Peki bu adetlerin çıkış noktası neresi? BC'nin icadına ve de ekipmanların-standartların bugünkü noktaya gelmesine kadar dalış daha fiziki bir spordu ve daha da riskliydi -bugün istatistiksel olarak bowlingden daha risksiz-. Dolayısıyla o zamanlar eğitimler daha ağır ve daha fiziki olmak zorundaydı, ahtapotlu regülator desen zaten extra lüks, ne silikon maske var, ne manometre (hayatımda ilk gördüğüm tüp 50 barlık rezervli modellerdendi, hani şu sağ dipteki teli çekince rezervin açıldığı abuk subuk sistem), e o zamanın şartlarında daha fazla dalış kazası-tatsızlığı oluyordu. Tabii ki kimse bugün ekipmanlar daha gelişmiş diye tehlikeye-kazaya hazırlıklı olunmamasını bekleyemez, benim de öyle bir iddiam yok zaten. Fakat dinozor abilerimizin anlamak istemediği ilk konu bugünkü sistemlerle ve bugün dalan insanlarla meydana gelen problemlerin-kazaların eskisiyle hiç alakası olmadığı. Dolayısıyla da onların o "eğitim" yöntemlerinin yarısının hiç bir geçerliliğinin kalmadığı. Bu zihniyetin hiç kestiremediği ikinci konu ise kime-neyin-ne şartlar altında yapılacağı meselesi. Yahu bir yıldız ya da Open Water kursundaki adamın üçüncü dalışta maskesi habersiz çıkarılır mı? Ya da benim şahsen başıma gelen bir güzelliktir, kırk beş metreye takılmış çapayı kurtarmaya inen adamın orda çalışırken tüpü kapatılır mı? Kırk beş metre diyorum, beş değil on değil! Ya da Ihsan'ın başına gelen bir başka güzellik, eğitim dalışı diye gece gece adamı mağaraya sokup on beş metrede üç kişi resmen "saldırıp" on saniye içinde boğuşarak tüp-maske-fener-BC üzerinde ne varsa çıkarılır mı? İleriye giderek kimsenin sormadığını sorayım, suda adam öldürmek ya da sakat bırakmak marifet mi?

Evet ben de isterim, insanlar sualtında başlarına gelebilecek şeylere hazırlıklı olsunlar, buna mümkünse katkıda bulunalım, hele ki bizim işi yapacaksa tabii ki bilsin zor durumda ne yapacağını, ama her şeyin bir ölçüsü var ya. Mesela kursiyere doğru düzgün maske tahliye, suda maskesiz regülatörden nefes alma egzersizlerini yaptırırsın, on dalış filan sonra bir kaç defa görebileceği bir açıdan yaklaşarak, bilgisi dahilinde, makul bir derinlikte ve yavaş hareketlerle maskesini çıkarırsın ve tepkisine bakarsın, paniklemesi filan yoksa otuzuncu dalışından sonra filan iki-üç metreyi geçmeyen bir yerde ilk defa habersiz maske çıkarma yapılabilir, çünkü ilerde adam daldıracak birinin görüş açısı dışında bir yerden palet yiyip maskeyi kaybetmeye hazırlıklı olması gerekir. Bu dediklerim standart şeyler değil, ama akıl mantık bunun -yapılacaksa- böyle yapılması gerektiğini söylüyor. Ağızdan regülator çalmak hikayesi de aynı mantığa dayanıyor, bilhassa discover daldırırken etraftaki birinden suratına palet yemek az rastlanan bir olay değil, dolayısıyla ilerde bu sektörde çalışacak birinin buna makul yöntemlerle ve dalış tecrübesi elverdiği zaman alıştırılmasında fayda var. Gelelim tüp kapamaya, bugünkü regülatör sistemlerinde havanın öyle lank diye kesilmesi neredeyse hiç olmayacak bir şey, dolayısıyla birinin tüpünü kapamak bugün dünyanın en gereksiz ve tehlikeli ve de anlamsız işi. Kemer çıkarmaya da değinelim, ender de olsa rastlanabilen bir durum kemerin düşmesi, dolayısıyla belli bir tecrübeye gelen her dalıcının bence kemer düşünce ne yapacağını bilmesi lazım, ama bu da öyle arkadan yaklaşıp kemerini çözüp BC'sini şişirerek olmaz. Biri satıhta, biri de orta suda iki tane güvenlik dalgıcı dururken dalıcı gidip on beş metre gibi ortalama bir derinlikte kemerini yanında eğitmen varken çıkarır ve eğitmene bırakır, sonra dört beş metre kadar, yukarı ne hızla çıktığına, nasıl hızlandığına, yatay pozisyona gelip sürtünmeyi arttırarak hızını nasıl kesebileceğine bakar, BC'sini komple boşaltır ve çıkışını nasıl kesebileceğini kavramaya çalışır. Tabii bütün bunlar olurken sürekli ağzından hava verir. Bu egzersizi de bir çok defa tekrarlayarak hem ekipmanıyla haşır neşir olur ve bu sayede ne kadar ağırlık alması gerektiğini de kavrar, hem de ileride gerçekleşebilecek tatsızlıklara hazırlıklı olur. Ağırlık düzenlemesini iyi yapmış ve bu egzersizleri uygulamış bir dalıcı da kötü bir sürprizle karşılaşınca bile balon gibi satha fırlamaz.

Sonuç olarak bu anlattığım üç dört egzersiz dışında her türlü mantık zorlayıcı "doğaçlama acil durum alıştırması! " apaçık saçmalıktır. Ha, ben ne desem de tabii bu hanzoluklar son bulmayacak, utanması sıkılması olmayan insanlarla uğraşıyoruz, ama yine de madem yerimiz var yazıyoruz, yapalım uyarımızı da belki birilerine katkımız olur...

Kut KARAHASAN
PADI Dive Master









Bob Evans
(Force Fins)

Erkan Ayral



DALIS EGITIMI

azot narkozu
batik dalislari
dalis bröveleri
dalis brifingi
dalista iletisim
dalis kayit defteri
DAN Avrupa
DAN Ilkyardim
dekompresyon hastaligi
deniz tutmasi
derin dalislar
derinlik saatleri
nitrojen narkozu
sualti arama
sualti canlilari
sualti çikartma
sualti fotografçilik
sualti görüs
sualti haritasi
techizat
tekne dalisi
yeni baslayanlar

DENIZCILIK EGITIMI

amatör denizcilik
cankurtarma 1
cankurtarma 2
cankurtarma 3
denizde çatisma
denizde güvenlik
denizde sað kalma
deniz meteorolojisi
elektrik sistemleri
isaret fisekleri
kaptanin görevleri
liman belgeleri
seyir fenerleri
teknede güvenlik
teknede yangin



Yemek Tarifleri

Baliklarin daha lezzetli oldugu dönemler

Baliklarin pisirilme sekilleri



Türkiye'de
Dalis Merkezleri

Dalis Federasyonlari
Türkiye'deki Marinalar
Sahil Güvenlik Merkezleri



Yemek Tarifleri

Baliklarin daha lezzetli oldugu dönemler

Baliklarin pisirilme sekilleri



Sinuzit, Basinç Odasi, Dalma Hastaliklari, Orta Kulak Iltihabi, Hipotermi


gibi konular hakkinda bilmek istediginiz hersey!



 
denizmagazin.com 2002 - 2005 © | TÜM HAKLARI SAKLIDIR
tasarım ve uygulama deezayn.com