başlar +
Aniden çıktı kovuğundan. Çok kötü kabuslar görmüştü bütün
gece. Derinlere doğru var gücüyle kıvrıla kıvrıla inmeye başladı.Gitgide
soğuyan suyla kendine gelip o acaip düşlerin etkisinden kurtulmaya
çalışıyordu. Ancak herşey o kadar gerçek gibiydi ki bir türlü
kendine
gelemiyordu. Belki ölüm de böyle bir şeydi kimbilir ! Bir
önce bu kötü düşüncelerden kurtulmak ve herşeyin eskisi gibi
anlamak için bütün bildiği yerleri tek tek dolaşıp bir iki
cılız dip balığını mideye indirmesi bile yeterli gelmemişti.
Acaba zor olan bir MÜREN balığı mı olmaktı ? Yoksa
balık olmak mı ? Yoksa neydi !?
Artık dedikodulara kulak tıkamalıydı diye düşünüyordu kendi
kendine. Bu tuhaf söylentiler iyiden iyiye canını sıkmaya
başlamıştı. Sözüne çok güvendiği yunuslardan bile bunlara
benzer hikayeler duyuyordu.
Doğru olabilir miydi bütün bunlar ? Yok balıklar düşünmezmiş,
yok balıkların acı duyma hissi yokmuş ve buna benzer bir sürü
deli saçmaları !
Yukarıdaki en büyük düşmanlarının yeni bir savaş oyunu muydu
acaba bütün bunlar ?
Herşeyi yağmaladıkları yetmiyormuş gibi şimdi bir de psikolojik
savaş mı başlatmışlardı acaba ?
Korkuyordu artık ! Herşey o kadar hızlı yok oluyordu ki !?
Çok uzakları
görüp ve herşeyin kokusunu aldığı o güzel günleri anımsadı.
Berrak ve mis kokulu sularda alabildiğince yüzdüğü, özgür
ve mutlu anıları canlandı içinde. Daha da hızlanarak yüzmeye
başladı. Hırsından yanından hızla geçen en sevdiği leziz küçük
balık sürülerini dahi artık gözü görmüyordu. Sadece herkesin
onu hayretle izlediğini ve anlam veremedikleri bu çılgınca
davranışına hayret ettiklerini hissediyordu.
Bilginlerin anlattığına göre insanların bizim dünyamızı merak
etmeye
başladıkları gün sonun başlangıcıydı. Binlerce yıldır süregelen
vurdumduymazlık artık önlenemez bir çöküş başlatmıştı.
Kaç balinanın daha intihar etrmesi gerekiyordu !?
Yollarını şaşırmış sürüler olarak algılıyorlardı onları ısrarla
anlamıyor ve anlamak istemiyorlardı.
Ölüyorduk ! evet evet ölüyorduk artık !
Bazı cılız sesler direniyor ve karşı koymaya çalışıyordu
ancak bugüne kadar yapılanlar kaçınılmaz sonu işaret etmekten
başka bir işe yaramıyordu.
Ne yapmalıydı !?
En büyük düşman sadece masal anlatıyordu !
Yok efendim Boğaz'da bir dalyandan otuz ton kaldırmışlar;
yok efendim orkinoslar sürüler halinde korkmadan gezermiş
!
Bugün
Ne mavim mavi
Ne yeşilim yeşil
Ben seninle yaşamaya razıyken
Beni niye yok edersin bilmem
Artık n'olur biraz beni unutsan
Bugün
Ne yuvam kaldı
Ne yumurtam
Kalmadı senden umudum
Tek çare kaldı o da GÜNEŞ
Eritecek buzları yapacak alemi sudan
Aniden durdu !
Son bir defa daha arkasına baktı ve solungaçlarını patlatırcasına
yüzmeye başladı. Gözyaşlarını tutamıyordu artık. Yüzlerce
yıllık yuvalarını terketmenin acısıyla bilinmeyene koşmaya
başladı.
Durmayacaktı !!
biter+
Talip ÖZCENGİZ
Y.D.O Güverte 1982 / Amatör Yazar - Şair
Uzak Yol Kaptanı
talocukos@hotmail.com
|