Nitrojen Narkozu

Her ne kadar derinlik sarhoşluğu olarak adlandırılsa da semptomlarının, ortaya çıkış mekanizmasının (tam olarak bilinmemesine rağmen) ve tedavisinin farklılığından dolayı nitrojen narkozunu tam olarak açıklamamaktadır. Nitrojen narkozunu tanımlarsak hava ile yapılan dalışlarda derinlik arttıkça (yaklaşık olarak 30m’den itibaren başlayan) nitrojenin parsiyel basıncındaki artışa bağlı olarak sinir-kas kavşağında ki iletimde gecikme, entellektüel beyin fonksiyonlarında bozulmayla seyreden bir sualtı hastalığıdır. Öncelikle nitrojen narkozunu anlayabilmek için bu hastalığı oluşturan atomu yani nitrojenin özelliklerini tanımlamakta fayda görüyorum.

Nitrojen Atomunun Özellikleri:

  • ‘N’ simgesi ile gösterilir
  • Atom numarası 7
  • Atom Ağırlığı 14
  • Molekül Ağırlığı 28
  • Renksiz
  • Kokusuz
  • Ucuz
  • Tatsız
  • Zehirli olmayan
  • İnert bir gaz (aktif olmayan)

Nitrojen atomunun belki en paradoksal özelliği inert bir gaz olmasıdır.Yıllarca bilim adamlarının bu konuda yaptığı çalışmalarda bu atomun göz ardı edilmesine neden olmuştur.Yani biyolojik olarak aktif olmayan bir gaz nasıl bir hastalığa neden olabilir. Maalesef günümüzde hastalığın nedeni gösterilmiş olmasına rağmen oluş mekanizması tam olarak aydınlatılamamıştır. Nitrojen narkozunda görülen semptomlar özellikle beynin frontal ve temporal bölgesinin daha çok etkilendiğini gösteriyor ( karar verme yeteneğinde bozulma,işitsel halüsinasyonlar…vs).

Nitrojen Narkozu Teorileri: 1900’lü yıların başında Meyer ve Overton adlı bilim adamları gazların yada uçucu maddelerin yağda belirli bir molarda çözünme yeteneği varsa narkotik özelliğide olduğunu ve bu molar yoğunluğun her hücre için sabit olduğunu söylemişler.Bu teori üzerinden yola çıkarak gazların molekül hacmi,kritik hacmi ve molekül ağırlığıda önem kazanmıştır. Kritik hacim teorisinde de yağlarda eriyebilen gazların hücrelerde belirli bir genişlemeye yol açtığını ve sinir hücrelerinde oluşan bu genişlemenin iletimde yavaşlamaya neden olduğu düşünülmektedir (Lever ve ark. Yaptığı bir çalışmada sinir hücrelerinde %0.4’lük bir genişlemenin narkoza yol açtığını saptamıştır.).Bu konu hakkında 20’den fazla teori bulunmaktadır. %100 oksijenle derine yapılan dalışlarda oksijen zehirlenmesi riski arttığından oksijeni seyreltmek için solunum gazına nitrojen eklediğimizi biliyoruz.Öyleyse nitrojen narkozunu engellemek için solunum gazına nitrojen dışında başka bit inert gaz ekleyebilir miyiz ? Nitrojen dışındaki diğer inert gazların özelliklerine bakarak neden uygun olmayadığını görürüz bunlar;

Helyum: Pahalı,ısı transferi yüksek,konuşmayı bozar
Argon: Nitrojenden 2 kat narkotik ve solunum gazı değildir
Ksenon: Narkotik etkisi yüksek
Neon: Pahalı ve solunması güçtür
Hidrojen: Oksijenle reaksiyona girerek patlama riskini arttırır

Nitrojen Narkozunun Semptomları:

  1. Alışık olmadık işleri yapmada güçlük (10-30m)
  2. Yakın hafızada bozukluk Görsel ve işitsel uyaranlara
    yanıtın bozulması (30m)
  3. Aşırı özgüven, hesaplama hataları, gülme krizleri (30-50m)
  4. Uyku hali, halüsinasyonlar (görsel, işitsel, koku, tad…vs), yargılama yeteneğinde bozulma (50m)
  5. Aşırı konuşkanlık ve saldırganlık (50-70m)
  6. Entelektüel becerilerde ciddi azalma (70m)
  7. Uyaranlara yanıtın gecikmesi,konsantrasyon dağınıklığı (70-90m)
  8. El yazısında bozulma,hafıza ve zeka kaybı (90m)
  9. Bilinç kaybı, ölüm (>90m)

Tabloda okuduğunuz 1, 2, 6, 7 ve 8 nolu semptomlar ağırlıklı olarak frontal lobu, 3 ve 8 nolu semptomlar nondominant olan sağ parietal lobu, 4 nolu semptomlar temporal lobu, 5 nolu semptomlar limbik sistem ve hipotalamusu ilgilendirmektedir. Yani nitrojen narkozunda beynin hayati işlevlerini gören kısımları etkilenmektedir. Günümüzde nitrojen narkozunun bir sekel bırakmadığı söylenmektedir ama bu konudaki çalışmalar kesin bilgiler vermek için yetersiz kalmaktadır.

Nitrojen Narkozunu Etkileyen Faktörler:

1)Karbondioksit (CO2) Etkisi: Vucuttaki CO2’in parsiyel basıncının (PCO2) artması nitrojen narkozuna girmeyi kolaylaştır. PCO2 aşırı efor gerektiren işlerde,dalıştan önce normal solunum hızından daha fazla ve daha derin soluma,akciğer hastalıklarına bağlı dalış sırasında artar.

2)Hızlı Dalışın Etkisi: Hızlı bir dalışta nitrojen narkozu riskini arttırır.Nedeni ise narkoz için beyinde birikmesi gereken nitroje kısa bir sürede birikir eğer yavaş bir dalış yapılırsa ve hatta derinlik değiştirilmezse nitrojen vucutta eliminasyona uğrayacak zamanı kazanır,bu yüzden de beklemekle semptomlar azalma eğiliminde olur.

3)Kişisel Farklılılar: Kişinin alkol alması,ilaç kullanması (sedatifler, antidepresanlar, antiepileptikler ..vs) ,psikolojik durumu(depresyon,mani,..vs), uyaranların az olduğu dalışlar (gece dalışı,bulanık su..vs)

4)Tolerans: Dalınacak derinliğe en az bir hafta boyunca her gün dalınmasının narkozun ortaya çıkmasını engellediği hipotez olarak varolmaktadır.Bu hipoteze göre eğer dalışa 1 hafta ara verilirse toleransın kaybolduğu ileri sürülmüştür.

Nitrojen Narkozundan Korunma:

Bütün hastalıklar için geçerli bir kural vardır.”En iyi tedavi hasta olmamaktır”

a) Derinlik sınırını aşmamak
b) Nitrojen narkozunu kolaylaştıran faktörlerden kaçınmak

Nitrojen Narkozunun Tedavisi:

Günümüzde bilinen tedavileri dalış derinliğinin azaltılmasıyla semptomların hızla ortadan kalkması, dalış esnasında farklı karışımların kullanılmasıdır. Bu yaklaşımlar tedaviden ziyade proflaksidir.

Dr. F.Nilay Yoğun
Doktor

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Dekomprasyon Hastalığının Oluşumundaki Etkenler

Dekomprasyon HastalığıDekompresyon HastalığıDekompresyon Hastalığının Fizyolojik MekanizmasıDekompresyon Hastalığının Fizyolojik MekanizmasıDekomprasyon Hastalığının Oluşumundaki EtkenlerDekomprasyon Hastalığının Oluşumundaki EtkenlerDekomprasyon …