Florida’da yeni bir tür su semenderi keşfedildi

Yaklaşık bir metre boyundaki semender, üzerindeki leopar desenleri ve yılan balığına benzeyen yapısı ile dikkat çekiyor. Siren Reticulata adı verilen bu canlının, diğer alt türlerden farklı olarak ayakları bulunmuyor. Ayrıca solungaçları ve kafası da yapısal olarak farklı gelişmiş durumda. Bu tür, Sirenidae familyasından, yaşayan sadece iki türü bulunan semender cinsi. Bu cinsin üyelerinin yılan balığı gövdesine benzer iki körelmiş ön ayağı bulunuyor.

Boyları 5 cm’den 1,5 metreye kadar değişen yüzlerce semender türü vardır. Büyük boylu olanlardan biri, Amerikan nehirlerinin çamurlu diplerinde yaşayan, saçak solungaçlı “Su Köpeği” (Water Dog) veya “Mud Puppy” adıyla bilinen çamur semenderi (Necturus) 60 cm boyundadır. Ergin olunca da solungaçlarını muhafaza eder. Bazen gece avlanan balıkçıların oltalarına takılarak tuhaf görüntüleriyle acemi balıkçıları ürküttüğü bilinmektedir. Zehirli derisi zararsızdır. Gündüzleri sudaki kayaların altında saklanarak veya akarsuda dip çamurlarına gömülerek dinlenir. Geceleriyse karides, solucan ve böcek larvaları bulmak için çıkar. Avını yakalayınca kuvvetlice ısırarak yutar. Bir çift koyu kırmızı, saçaklı solungaçları başının dibinde ön bacaklarının önünde yer alır. Suda yavaşça ileri geri dalgalanırlar. Çin ve Japonya’nın dağ akarsularında yaşayan Japon Dev Semenderi ise 1.5 metre boyuna ulaşır.

Mexico City yakınlarındaki tatlı su göllerinde, solungaçlarıyla devamlı solunum yapan bir semender yaşar. Meksikalılar ona “Axolotl” adını verirler. Çoğunlukla rengi koyu kahverengidir. Bazen albino da olabilir. O, bütün hayatı boyunca larva olarak kalır. Çünkü bulunduğu ortam iyotça fakirdir. Larval dönemde olduğu halde yumurtlayarak üreyebilir. İyot eksikliği metamorfozunu, başkalaşımını engeller. Fakat süreleri dolduğu zaman cinsel olgunluğa erişirler. Axolotl larval dönemde cinsel olgunluğa erişen yumurta ve sperm üreten nadir örneklerden biridir.

Amerika’nın birçok yerindeyse akciğer solunumu yapan, bir başka semender yaşar. Koyu kahverengi sırtında parlak sarı lekeler bulunduğundan, “Kaplan Semender” adını alır. Zoologlar, Axolotl ile kaplan semenderi; uzun yıllar ayrı türler olarak kabul ettiler. Sonraki araştırmalar genç Axolotların tiroit bezi özü ile beslendikleri zaman kaplan semendere dönüştüklerini gösterdi. Axolotl, kaplan semenderin erginleşmemiş şeklidir. Bazı bölgelerde tiroit eksikliğinden dolayı larva solungaçlarını akciğerlere dönüştüremez. Larvanın gıdasına eklenen tiroit özü ve genler metamorfozun larva şeklinden kaplan semendere tamamlanmasını sağlar.

Hiç ergine dönüşmeyen başka semenderler de vardır. Bunlardan Amerika sularında yaşayan “deniz kızı semenderi”(Siren) 90 cm. uzunluktadır ve art ayakları yoktur. Solungaç solunumu yapar. Beyazımsı veya sarımtrak vücutludur. Solungaçları kırmızı kan rengindedir. Boyu en çok 25 cm olur. Solucan, su pireleri ve küçük balıklarla beslenir. Erginleşince gözleri örtülerek kaybolur. Çok gelişmiş koku alma duyusu vardır. Fen adamları onun canlı bir fosil olduğunu söylerler.

Amerika’nın doğu kesimlerinde yaşayan “Benekli semender” yaklaşık 10 cm boyundadır. “Newt” olarak da bilinir. Genellikle Mayıs ayında sudaki yumurtalardan çıkan larvalar yeşil renkli ve sarı çizgilidir. 2-3 ay sonra solungaçlarını kaybederek sudan ayrılır. Akciğerli kara hayatı dönemine başlar. Üç yıl kadar kara hayatı yaşar. Bu zamanda sırtları kırmızıdır ve siyah halkalı kırmızı lekeler taşır. Üçüncü yılın sonunda yeniden renk değiştirerek karnı sarıya, sırtı koyu yeşile döner. Sırtında kırmızı lekeler yine vardır. Ancak önceki dönemde yuvarlak olan kuyruğu genişleyerek yüzgeç halini alır. Böylece ergin hale gelen havyan tekrar suya geri döner ve su hayatına yeniden başlar. Bu devre kesin biçimde suya dönüştür. Su altında derisiyle, su yüzündeyse akciğerleriyle solur.

Bazı semenderlerin erkekleri, üreme döneminde daha canlı renklere bürünür ve sırtları boyunca tarağa benzeyen bir saçak meydana gelir. Dişilerde bu saçak yoktur. Kütükler arasında barınan semenderlere halk arasında “ateş semenderi” de denir. Kütük ateşe atıldığında, içinde bulunan semender can havliyle dışarı fırlar. Bu durum semenderin ateşten çıktığı izlenimini verir. Avrupa Ateş Semenderi suda hantaldır ve muhtemelen boğulabilir. Bunun için yumurtalarını sığ sulara döker*

Çoğu amfibik canlıda dikkat çeken; mitolojik hatta gerçeküstü öykülerden çıkmış gibi hissettiren ilgi çekici dış görünüş bu semenderde de gözlemleniyor. Hatta fotoğrafları ilk kez ortaya çıkana kadar bir çok bilim insanı tarafından, “Loch Ness Canavarı” gibi hayal ürünü olduğu düşünüldüğü belirtiliyor.

*Kaynak: http://www.bilgiler.gen.tr/semender-salamandra.html

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Gemi üretiminde Türkiye’nin payı yükseliyor

Son dönemde özellikle yerli projeleriyle öne çıkan Türk tersaneleri, kapılarını basın mensuplarına açtı. Yalova’da gerçekleştirilen …