Ne Amaçla Dalıyoruz?

Sualtı dünyasının büyüsüne nasıl kapıldığımızı hepimiz biliriz. Ya izlediğimiz bir filmden, ya bir belgeselden, ya da arkadaşlarımızdan öğrendiklerimizden… Pek çok sebebi olabilir. Başlangıçta hepimizin amacı pek de aşina olmadığımız bu rengarenk dünyayı görebilmek, oradaki değişik canlıları tanımak olmuştur. Belki biraz da hava soluyarak yaşamak zorunda kalan insanoğlunun doğaya karşı bir başkaldırıyı başarmış olmasının verdiği heyecan. Azıcık James Bond, Rambo tadını yakalamak.

Dalış yaşantısının baharındaki bir birey için sadece ve sadece regülatörden hava soluyarak mavi derinliklere bakmak, dalmak için yeterli bir sebep olabilir. Biraz palazlanınca, daha derindeki bir batığı görmek, mağara ve kovuklardaki karidesleri incelemek, akıntıda resiflerdeki canlı yaşantıya
şahit olmak sonraki hedefler olacaktır. Dalış sayısı 60-70’i aşan bir dalıcının ise, artık kendisine dönüp şu çok önemli soruyu sorma zamanı gelmiştir: “İyi de amacım nedir? Bu kadar zaman, emek ve para harcıyorum ama bu dalışlar güzel bir çevre gezisinden öteye gitmiyor!”

Evet bu hesaplaşma anı artık olgunlaşmış bir dalıcının yeni bir rota çizmesi gerektiği andır. Hiçbir amacı olmayan, sırtında tüpü elinde feneriyle oradan oraya koşan bir dalgıç heyecanını yitirebilir. Zayıf bir ihtimal olmasına karşın, bu uğraştan kopabilir, sıkılabilir.

Bu yol ayrımında adayın karşısına farklı yollar çıkar. Aslında yazımızda biraz bu yollardan bahsetmek istiyorum. Yeri gelmişken hemen belirtmelim, bu yollar birbirine tamamen alternatif değildir. Yeterli nakti ve vakti olan bir dalıcı bunları bir arada yürütebilir.

Gelin şimdi bu alternatifleri büyüteç altına alalım;

1. Profesyonel Dalıcı:

Dalış merkezlerinde, rehber dalıcı olarak karşımıza çıkan bu kişiler en az CMAS 3* ya da PADI Divemaster (diğer eğitim sistemlerinde de denklikleri vardır) sertifikasyonuna sahip, yönetmelikler gereği TSSF’den Rehber Balıkadam brövesini almış, rehberlik yapmayı planladığı bölgeyi ve dalış
noktalarını iyi tanıyan, grup dalışlarını sevk ve idare etmeyi bilen, soğuk kanlı ve kriz anlarında paniğe kapılmayacak kişilikte, belli başlı ilk yardım becerilerini içine sindirmiş olmalıdırlar.

Bu yoldaki kişiler, geçimlerini dönemlik ya da sürekli olarak dalış sporu aracılığı ile kazanmaya karar vermişlerdir. Yaz aylarında ve hava şartları imkan verdikçe ülkemizin kıyılarında, diğer mevsimlerde ise imkanları ve tercihleri dahilinde yurtdışında başka ülkelerde bu mesleklerini sürdürürler. Bu yolda genellikle zaman içerisinde eğitmenlik aşamasına devam edilir.

2. Eğitmenler:

Gerek dalış merkezlerinde, gerek spor klüplerinde bazen de akademik ya da gönüllü olarak dalış sporunu öğrenmek isteyenleri yetiştiren, onlara güvenli ve zevkli dalış yapmanın inceliklerini gösteren, lider, örnek ve iyi eğitimli kişilerdir. CMAS 1*/2*/3* Eğitmen ya da PADI Instructor (Kendi içerisinde değişik seviyelerde. Diğer eğitim sistemlerinde de denklikleri her ne ise…) sertifikasyonuna sahip olunmalıdır. Eğitmenler çoğunlukla ticari dalış merkezlerinde profesyonel olarak çalıştıkları gibi, esas mesleklerinin yanında bu işi hobi olarak yürüten kişiler de mevcuttur. Bir dalış okulunda, bir üniversitenin sualtı topluluğunda, ya da kâr amacı gütmeyen, amatör dalış kulüplerinde görev alabilirler. Eğitmenlik, dalış sporunda gelinebilecek en yüksek eğitim seviyesidir. Bir eğitmen, yeni başlayan ya da ileri seviyede dalış eğitimi almak isteyen öğrencileri yetiştirdiği gibi, bazı özel amaçlı dalışlara yönelik eğitimleri vermek üzere kendisini geliştirebilir. PADI sisteminde Specialty Instructor (Özel amaçlı dalışlar eğitmeni) seviyesinde, eğitmenler öğrencilerine mağara, batık, derin, akıntı, fotoğraf, video, ileri yüzerlilik vb. 25’ten fazla alanda eğitimler verebilirler.

3. Ticari Dalıcılar:

Dalış dünyasında “rekreasyonel” yani zevk ve hobi amaçlı olarak yapılan dalışların dışında, su altında yürütülmesi gereken bazı sınai ve ticari faaliyetler vardır. Liman inşaatlarında, petrol platformlarında, boru hattı çalışmalarında, köprülerde, ticari anlamda kurtarma ve çıkarma (salvage), kaynak yapma gibi sahalarda ticari dalgıçlar görev alırlar. Bu dalıclar, yüksek risk altında çalışan kişiler grubuna girerler. Beden ve zihin sağlığı yönünden en üst performansa sahip, sadece sportif limitlerde değil, derin ve dekolu dalışlarda özel gaz karışımları ve ekipmanla çalışan, çok zorlu görevleri başarıyla tamamlayabilen insanlardır.

4. Bilimsel Amaçlı Dalıcılar:

Dalış amaçları arasında arkeolojik bulguların araştırılması ve çıkarılması, doğal yaşamdaki canlı organizmaların incelenmesi, tasnif edilmesi, bunların yaşam tarzlarının tespit edilmesi, soyu tükenmekte olan canlıların korunması, tarihi önem taşıyan batıkların araştırılması ve görüntülenmesi ve bunlara benzer akademik ve bilimsel başlıklar olan dalıcılardır. Hem dalış öncesinde, hem dalış anında ve hem de dalış sonrasında sürekli araştırma, okuma ve inceleme gerektirir. Öğrenme ve aydınlanma isteği temel dürtüdür. En zevkli alanlardan biridir. Örnek olarak Sualtı Araştırmaları Derneği çatısı altındaki MADAG, AFAG, BAG gibi oluşumları (rahmetli Erkut Arcak’ı burada sevgi ve saygıyla anmak istiyorum) ya da ODTÜ SAT, BÜSAS gibi üniversitelerin
sualtı topluluklarının akademik çalışma gruplarını verebiliriz.

5. Gönüllü ve Toplum Yararına Çalışmalar:

Sivil savunma ekiplerinin içinde oluşturulan sualtı arama kurtarma birimleri ya da denize kıyısı olan kentlerde çevreye duyarlı ve deniz temizliğine dikkati çekmeyi amaçlayan gruplar bunlara en iyi örnekler olarak verilebilir. Arama ve kurtarma ekipleri denizde sonlanan trafik kazaları, deniz, göl ve barajlardaki kayıp ve boğulma olayları ve deprem gibi tabi afetlerde görev almak üzere karanlık ve bulanık suda dalış, arama kurtarma, kılavuz ip kullanma, irtifa dalışı gibi ileri eğitimler almış, ilkyardım becerilerine sahip, kendine güvenen ve cesur dalıcılarıdan oluşur. Diğer örnek, özel bir eğitim gerektirmeksizin belli dalış tecrübesi ve disiplinine sahip tüm dalıcılar tarafından yürünebilecek bir yoldur.

6. Sanatsal Faaliyetler:

Sualtında gerek bilimsel, gerek ticari gerekse hobi amaçlı olsun, fotoğraf ve video çekmek kanımca sanatsal faaliyelerdir. Sualtı fotoğrafçılığı ülkemizde de uzun yıllardan beri dalıcıların gönül verdikleri ve bu alanda ulusal ve uluslar arası platformlarda dereceler kazanmış pek çok sualtı fotoğrafçımız vardır. Engin Aygün, Zafer Kızılkaya, Recep Dönmez, Erhan Öztürk, Ferda Büyükbaykal, Tacettin Sağlar gibi hemen akla gelen isimleri sayabiliriz. Bu kişiler fotoğraf sanatını sualtının zor koşullarıyla ve kısıtlı zaman içerisinde yürütmeye çalışırken sonsuz denebilecek kadar çok konuyu görüntüleme şansına sahiptir. Bu şekilde ziyaret ettiğimiz bu mavi dünyanın güzelliklerini diğer dalıcılar ve dalıcı olmayanlarla paylaşabilmek büyük bir mutluluktur. Buna
benzer şekilde, sualtında video çekimleri yaparak bunları filmler halinde derleyen ve izleyicilerle buluşturan sanatçılar da mevcuttur. Ülkemizin ulusal olduğu kadar uluslar arası yarışmalarda da başarı ile temsil eden Haluk Cecan ve Bengiz Özdereli sualtı videografisine gönül vermiş kişilerdir. Burada ismini sayamadığım kişilerden özür diliyorum.

Elbette bu sayfalara sığmayan ya da aklımıza gelmeyen daha pek çok alt branş bulmak mümkündür. Kişiler kendi yaratıcılıkları ile sualtını kendileri için daha zevkli hale getirebilirler. Bir grup seramik sanatçısının sualtında açtıkları Denizi Pişirdik sergisi bunlara en güzel örneklerdendir. Burada vermeye çalıştığım mesaj, bir süre sonra sadece gezinti amaçlı dalışların sizlere yeterli olmayabileceğidir. “Ne yapabilirim” düşüncesinde olanlara kılavuzluk edebildiysem ne mutlu bana.

Herkese keyifli ve sağlıklı dalışlar diliyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Kürekli tekneyle Atlas Okyanusu’nu geçti

Güney Afrikalı 42 yaşındaki Chris Bertish, kürekli tekne ile Atlas Okyanusu’nu geçen ilk insan oldu. …