Uzun Bir Aradan Sonra Yeniden Merhaba…

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. 2002-2009 yılları arasında büyük bir heyecanla sualtı dünyasıyla, dalışlarla, eğitimlerle, batıklarla ilgili yazıyordum. Bunların bir kısmı ulusal dergilerde yayınlanmıştı. Hatta sualtı alemiyle ilgili web portallarında ve bloglarda tekrar tekrar paylaşılan yazılarım oldu. Sonra birden duruvermişim. Sanırım sahada çalışmanın verdiği yorgunluk biraz da fikri kabızlık karışınca 3 senedir elimi klavyeye sürmediğimi farkettim.

Biliyorsunuzdur bir süredir Bodrum’da yaşıyorum. Yarı zamanlı… Gerçek Bodrum’lular bizim gibilere “Bodoş” diyorlarmış. İlk duyduğumda çok gülmüştüm. Evet Bodoş’um ben de artık. Bu sene beşinci yılımı doldurmuşum. Geçtiğimiz beş yıl boyunca büyük bir zevkle ve şevkle dalış endüstrisinin içinde ve en yoğun bir ortamında çalıştım. Bu sene istirahatteyim. Fiziksel yorgunluğum bir de omuz ameliyatıyla taçlandı. Üzerine bir de küçük çaplı kazık yiyince, bir süre yerimde durmayı, yeniden güç ve motivasyon toplamayı tercih ettim.

Sanki aradığım bu motivasyon bir telefonla önüme geldi. Derler ya “iyi olacak hasta” hesabı. Bodrum’da dalış endüstrisine gönül vermiş, uzun zamandır da sesini duymadığım bir dostum, sevgili Erhan telefon etti ve “yahu şu DenizMagazin.com sitemize bir iki yazını koysak” dedi. Bir yandan egomu gıdıklayan bu karşı konulmaz teklifle gururlanırken bir yandan da yüzümün hafiften kızardığını hissettim. Utancımın sebebiyse 3 senedir elimi klavyeye sürmemiş olmamdı. Açıkçası diğer web siteleri ve portallarda hazır yazılarımın tekrar tekrar yayınlanıyor olması beni içten içe bir kabızlığa sürüklediğini farkettim.

Sevgili Erhan’ın bu çağrısına kaçamak bir cevap vererek elbette bu yazılardan yararlanabileceğini söyledim ama vicdanım da rahat etmedi. İşte, sağolsun Erhan’ın sayesinde, yeniden yazıyorum.

Özlemişim, bu camianın içerisinde 22 yıl geçirdim. Amatör, profesyonel, öğrenci, eğitmen, video çeken, belgesel yapan, çekilmiş fotoğraflara hayran hayran bakan, yeni çıkan ekipmanlara ağızından sular akarak bakan, haziran ayında kuru elbiseyle görmemişler gibi dalış yapan, tüp basan, BC tamir eden ya da sadece teknenin kenarından dalgın denizi seyreden biri olmuşum bu zaman zarfında. Çok kişiyle tanıştım, çok tartışmalara girdim, bağrıştık, çağrıştık. Benim için çok önemli bir çok insanı, bazılarını daha geçen hafta, kaybettim. Farkettim ki birikmiş.

O yüzden Erhan’a tekrar teşekkür etmek istiyorum. Onun dürtmesiyle yeniden yazasım geldi. Ne yazayım diye söyle düşünürken notlar aldım. Elbette Bodrum ve Dalış yazıların ana hammaddesi olacaktır. Ne de olsa son beş yılı yoğun bir şekilde Bodrum’un sualtında geçirdim. Ama diğer bölgeleri de unutmadım elbette. Oralara da değdirmek lazım klavyenin ucunu. Eskiden kalem dermiş yazanlar, birden acaip hissettim. Ama klavyemi esas geçtiğimiz yirmi sene süresince en çok kaybettiklerimize değdirmek istiyorum. Denizlerimiz, sualtı zenginliklerimiz, canlılar, kıyılarımız, balıklarımız yavaş yavaş değil, artık büyük bir hızla yok oluyor. Bunlara da değinmek geçiyor aklımdan.

Bir de galiba deniz mutfağı hakkında yazmak istiyorum. Hiç cesaret edememiştim. Ama şu zalim Bodrum balık halinde yediğim mezeler, balıklar, kabuklular -yeşiliyle karasıyla Efe-powered- beni nasıl etkiledi anlatamam. Bunlardan da bahsetmezsem kendime değil Bodrum’a ayıbetmiş olurum.

Eh, hadi bakalım, vira…

12 Haziran 2012

Yener Çeltikci
======================
PADI MSDT / EFRI #250682
CMAS – TSSF I1.TR.104860
ILS – TSSF Cankurtaran
http://www.yenerceltikci.com

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Kürekli tekneyle Atlas Okyanusu’nu geçti

Güney Afrikalı 42 yaşındaki Chris Bertish, kürekli tekne ile Atlas Okyanusu’nu geçen ilk insan oldu. …