Pazartesi , Ağustos 21 2017

5 şehit için 22 yıl sonra madalya!

ABD uçak gemisinin attığı iki füzeyle, 1992 yılında vurulan TCG Muavenet firkateyninin 5 şehidi 22 yıl sonra hatırlandı. Hayatını kaybeden beş denizcinin ailesine ‘Devlet Övünç Madalyası’ verildi. Deniz Teğmen Alper Tunga Akan’ın ailesi şehitler arasında ayrım yapılmasına tepkili.

5-sehit-icin-22-yil-sonra-madalya--4196367

NATO’nun 1992 yılındaki tatbikatı sırasında ABD uçak gemisinin attığı 2 füzeyle vurulan TCG Muavenet firkateyninin 5 şehidi 22 yıl sonra hatırlandı. Gemideki patlamada hayatını kaybeden 5 denizcinin ailesine ‘Devlet Övünç Madalyası’ verildi. Madalyanın sahiplerinden Deniz Teğmen Alper Tunga Akan’ın ailesi ise şehitler arasında ayrım yapılmasına tepkili.

Takvimler 2 Ekim 1992’yi gösterdiğinde Türkiye Ege denizinden gelen bir haberle yasa boğuldu. NATO Kararlılık Tatbikatı için Psara Adası açıklarında bulunan TCG Muavenet, gece saatlerinde ABD uçak gemisi USS Saratoga’dan ateşlenen 2 seaparrow füzesiyle vuruldu. Geminin yönetim kademesinin bulunduğu köprü üstüne art arda isabet eden 2 füzeyle muavenet büyük hasar görürken, gemi komutanı Kurmay Yarbay Kudret Güngör ile vardiya subayı Teğmen Alper Tunga Akan, Telsiz Astsubayı Serkan Aktepe, Çavuş Mustafa Kılınç ve Topçu Er Recep Akan yaşanan patlamada hayatını kaybetti.

‘Kaza’ olarak değerlendirilen olayın ardından hayatını kaybeden askerler görev şehidi olarak değerlendirilmiş ve ailelerine sadece TSK Bronz Övünç Madalyası verilmişti. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ise geçen yıl aralık ayında Cumhurbaşkanlığı’na başvurarak, Muavenet’in 5 şehidi için ‘devlet övünç madalyası’ verilmesini talep etti. Talep Bakanlar Kurulu’na iletildi ve buradan çıkan onayla Cumhurbaşkanlığı şubat ayında 5 şehide ‘Türkiye Cumhuriyeti Devlet Övünç Madalyası’ verdi. Hazırlanan altın madalya ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ıslak imzasının bulunduğu berat, şehitlerin yaşadığı illerdeki valiliklere gönderildi. Geçtiğimiz 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nde de Tekirdağ Valisi Ali Yerlikaya, Deniz Teğmen Alper Tunga Akan’ın annesine madalya ve beratı sundu.

‘Oğlumu geri getirmez’

Oğlu adına 22 yıl sonra madalya alan Kıymet Akan, 22 yıl sonra hatırlanmanın kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Oğlunun barış zamanında ülke toprağı sayılan gemide meydana gelen olayda şehit olduğunu belirten anne Akan, “Oğlum ve silah arkadaşları şimdiye kadar bir tatbikatta yaşanmayan şekilde öldüler. Füzelerin nasıl ateşlendiği ve çocuklarımızın nasıl şehit edildiği bile ortaya çıkartılamadı. Ama biz terörle mücadelede şehit olanlara tanınan haklardan yararlanamıyoruz. 22 yıl sonra bu madalya bize gurur verdi ama oğlumu geri getirmez. Türk toprağı sayılan gemide şehit olan Alper gibi şehitlerin de en yüksek seviyede anılmasını isterdim. Görev zayiatı sayılması beni üzüyor” dedi.
Şehidin kardeşi İsmail Akan da, “Ağabeyim görev şehidi sayıldı ve ailemiz çoğu haktan mahrum edildi. ABD gemisinin kasten ateş ettiği bilinmesine rağmen olayın üstü kapatıldı” ifadelerini kullandı.

‘Koruma altında olmalılar’

Şehit ayrımının kendilerini de rahatsız ettiğini belirten Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Hamit Köse ise, “Bizce askerlerimiz terhis olana kadar devletimizin garantisinde olmalı. Biz tüm şehitlerin ailelerine haklarının verilmesi için başvurular yaptık. Ama sonuç alamadık. İlgili kanunlar arasındaki farkların giderilmesi gerekiyor” dedi.

Geride soru işaretleri kaldı

1942’de inşa edilen Muavenet Muhribi(USS Gwin), Türkiye’ye 1972 yılında ABD tarafından verilmişti. Kıbrıs Barış Harekatı’na da katılan muhrip, 2 Ekim 1992 tarihinde “NATO Kararlılık Gösterisi-92” tatbikatı sırasında vurulduğunda ağır hasar aldı. 5 denizcimizin hayatını kaybettiği olaydan geriye çok sayıda soru işareti kaldı. Füzelerin ateşlenmesi için 6 kişinin karar vermesinin gerekmesi, iki füzenin birbiri ardına ateşlenmesi, dörtlü şifre ve kilit sistemiyle çalışan füzenin tam köprü üstünü vurması ve hava savunma amacıyla kullanılan füzelerin tüm personelin faal olmadığı 23.30’da çıkması ‘kaza mı kasıt mı’ tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Karşılıklı eğitimin yapılmadığı saatte füzelerin kilitlendiğini algılayan Muavenet personelinin ABD uçak gemisi Saratoga’yı telsizle uyarması ve gemi komutanı Yarbay Kudret Güngör’ün o saatte neden köprü üstünde olduğu da merak edilen konuların arasındaydı. Olayın ardından ABD, tazminat olarak Türkiye’ye 7 adet Knox fırkateynini indirimli olarak sattı. Olay olduğunda Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Vural Beyazıt, Donanma Komutanı ise Güven Erkaya’ydı. Yarbay Kudret Güngör’ün ismi de donanmadaki lojistik gemisine verildi.

milliyet.com.tr – Gökhan Karakaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Lexus Denize İniyor

Japon otomobil markası Lexus, Sport Yacht Concept ile açık denizlere açılıyor. Japon otomobil markası Lexus, …