Anı – 4

1998 yılının Aralık ayında arkadaşıma ait balık çiftliğinde ratladım onlara … Vurduğum 2kg civarındaki Kefale öyle bir saldırdılar ki, balığın yarısı sanki maket bıçağıyla kesilmiş gibi kopup gitti. İlk defa gördüğüm bu hayvanların ne olduğunu gerçekten anlayamamıştım,
Kofona dedim ama bu kadar büyüğünü 40 yıllık balıkçılardan dahi duymamıştım.

1 hafta sonra arkadaşlarım Derya ve Osman’la birlikte tekrar aynı balık çiftliğine indiğimizde, su daha bulanık ve çok sıcaktı. Kefal ve Levrek alayları neredeyse suyun üzerine çıkmışlardı. Havuzlar yemlendikten sonra daha da yaklaşıp ayrı ayrı bölgelerde avlanmaya başladık.

Öyle bir yer düşünün ki yüzlerce Kefal ve Levrek biribirine çarpacak şekilde yüzüyor ve sadece avlanıyorsunuz. Doldurduğum balık telimi boşaltmak için sudan çıktığım anda Osman’ın seslendiğini duydum ve gözlerime inanamadım, uzaktan Akya gibi geldi ama yaklaştığındaKofona olduğunu anladım.

Balığı sudan çıkarır çıkmaz, çiftlikte tartım yaptıkları teraziye götürdüm. Düşünün elektronik terazi 13.2 kg. gösteriyordu! O günden sonra 5-11 kg arası 30’un üzerinde balık vurduk ancak hiç bu kadar büyüğüne rastlamadık. Hatta çok ilginçtir, Derya bir günde iki defa bir atışla çift balık vurdu ( 9-10 kg arası).

Çiftlik çevrelerinde avlandığınız taktirde su genelde bulanık olacaktır. Mümkünse 90 lık veya 75 lik tüfek tercih edin ve üzerinizde balık bulundurmayın çünkü bekleme yaparken herzaman olduğu gibi balığı ürkütebilirsiniz. Bu arada, dibe yaklaşırken birkaç balık görmeniz mümkün heves edip bu hayvanlara atış yapmamaya çalışın. Bu tip meralarda balık grup halinde dolaştığı için muhtemelen öncühayvanları görüyorsunuzdur ve tabanda mutlaka daha büyükleri vardır.

2 Kasım 2002’de yıllar sonra Bodrum’da zıpkınla balık avı düzenledik ve gerçekten çok olumlu tepkiler aldık, almaya da devam ediyoruz. Birtakım kuralları değiştirdik ve gördük ki ( Lahos-Orfoz-Eşkina )
gerçek avcılık yuvalı balık avında değil, beyaz balık avında ortaya çıkıyor.

Son birkaç yıldır Mersin ve civarında yapılan Türkiye şampiyonalarında, hep bu bölge sporcuları başarılı oldular. Kimseyi
kötülemek veya yermek peşinde değilim ancak, vurulan balıklar yuvalı ve bu spocuların çok iyi bildikleri yerlerde olduğu için dışardan gelenlerin şansı hemen hemen kocaman bir sıfır.

Umarım günün birinde Türkiye’de de bir lig oluşturulur ve birden fazla yarışmanın sonucunda milli takım seçilir. Yani düşünün Bodrum’da yarışma olacak, bölgeyi ben seçeceğim ve malı götürmeyeceğim. Mümkün mü?

En derindeki en büyük balığa…

Ethem Yavaş
Bodrum Spor Serbest Dalış Takımı Sporcusu

flakatr@superonline.com

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

‘Karadeniz’de 5 bölge korunmalı’

Denizlerdeki canlı yaşamının korunmasına yönelik oluşturulan ve AB’nin desteklediği Coconet Projesi’nde Türkiye’yi Türk Deniz Araştırmaları …