Anı – 8

Federasyonumuz, CMAS’ın ilk defa Türkiye’de uyguladığı ve serbest dalış çevrelerince “Komik Kare” olarak adlandırılan yeni düzenlemesi yapılmış yarışmayı 22-23-24 Ağustos tarihlerinde Bodrum’da gerçekleştirdi. Ne tekniğini ne de pratiğini bilmediğimiz bu yarışmaya merakımızdan biz de katıldık.

Yarışma 15m. derinliğe kurulmuş, deniz tabanından 2,5m. yükseklikten hatları geçen ve her kenarı 15m. olan bir parkurdan ibaret. Yarışma başlamadan önce bize verilen süre içerisinde 3-4 antrenman dalışı yaparak kuralları uygulamaya çalıştık. İsteğe göre min. 1kg., max. 3kg. ağırlık belde veya elde, yarışma parkurunun 15m. derinlik iplerinin seviyesini geçtikten sonra bırakmak şartıyla ve şnorkeli satıhta bırakarak değişken ağırlık ve dinamik apnea karışımı olan bu yarışmaya başlayabiliyorsunuz. Dalga geçildiği gibi kolay bir yarışma asla değil. Özünde ciddi antrenman ve çalışma gerektiren yeni bir apnea dalı dersek daha doğru olur. Yarış teknik komitesinin veya kuralları her kim koyuyorsa yaptığı tek yanlış, 24 Ağustos Pazar günü yapılan Sabit Ağırlıklı Serbest Dalış, Dinamik ve Statik Apnea Müsabakalarına sadece rekor iddiası olanları almak istemesiydi.

Daha önce yapılan yarışmalarda AİDA kuralları uygulandı ve bu kurallara göre yapılan yarışmalarda Can TunçsavCihan Darıcı ve hatta Yasemin Dalkılıç uluslararası alanda ciddi başarılara imza attı.1999 yılında dereceleri yukarıdaki arkadaşlarla neredeyse eşit olan yabancı sporcular bugün kendilerine ulaşamayacağımız seviyelere geldiler. Bunun tek suçlusu olarak da sporcularımızı eşit şartlarda yarışmalara götürmeyen yetkilileri görüyorum.

Düşünün Can Tunçsav Mısır’da 1999 yılındaki yarışmada 47m.
yaptı, onun derecesi 2002 yılında 51m. ile 2 yıl sonra aşıldı. Siz böyle sporcuları koruyup gözetmezseniz hiçbir Avrupa ülkesi ile de rekabet edemezsiniz! Umarım yanlıştan dönülür ve yeni Yaseminlerin önünü açacak uygulamarla serbest dalış yarışmaları tekrar düzenlenmeye başlanır. Rekor iddiasının bu sporu Karakucak Güreşine döndüreceğini düşünüyorum.

Bildiğiniz gibi Sn. Yasemin Dalkılıç 24 Ağustos günü tekrar medyaya konu olup gündeme oturdu ve de aynı günün akşamı CNN Türk Kanalı’nda Mısır’da gerçekleştirdiği 105 m. rekor dalışını zevkle ve gururla izledik. Ancaaak… bu yayından sonra aklıma şu takıldı, sanırım Yasemin Quantum Cumhuriyetinden geldi. Öyle ya biz hangi dalış elbisesine el atsak üzerinde üretildiği ülkenin bayrağını veya bayrak renklerini görürüz ve bunları giymek zorunda kalırız. Siz Yaseminin üzerinde Türk olduğunu belirten herhangi bir ibare gördünüz mü? Eğer renk körü değil ve onu elbisesinin kırmızı beyaz olduğu konusunda ikna etmedilerse lütfen sporla ilgisi olmayanların da milliyetini anlayabileceği bir ibareyi göğsünde gururla taşısın. Unutmasın ki o bayrağı göğsünde taşımak için kendisini örnek alan binlerce Yasemin var bu ülkede.

Ayrıca Türkiye Şampiyonası yapıldığını bile bile yarışma parkurunun dibine kadar gelip medya önünde şov yapmasına da bir anlam veremedim!

Geçtiğimiz pazar ilk defa ahşap tüfek kullandım. Daha önce gördüğüm amatörce imal edilmiş olanların aksine çok dengeli inanılmaz mesafelerde sonuç veriyor. Tüfeğin sahibi aynı zamanda bu markanın Türkiye dağıtıcısı olan Kemal Yayöz’den bazı bilgiler aldım, sizlerle de paylaşmak istiyorum. Çünkü kullandıktan sonra söylenenlerin fazlası değil eksiği olduğuna inandım.

Ahşap tüfekler tropikal sert ağaçlar kullanılarak laminasyon tekniğiyle yapılmaktadır. Bu aşamada kullanılan epoxy ve U.V verniğin kalitesi çok önemlidir. Ağaç tüfek mükemmel bir dengeye sahiptir. Bu yapım aşamasında ayarlanmaktadır… Üzerindeki şiş kanalı şişin salınım yapmasını engelleyerek istenilen noktaya atış yapmaya olanak tanır. Naturel bir kamuflaj özelliği vardır. Ahşap oluşundan ötürü diğer tüfeklere göre daha sessizdir. Lamine gövdeye ne kadar kuvetli lastik yüklerseniz yükleyın esneme yapmayacağından lastikler tüm enerjisini şişe iletir, bir kayıp sözkonusu değildir. Lastikten max.performans alınır. Gövde kütlesinden ötürü atış anınındaki darbeyi absorve eder.

Genellikle uzun tüfeklerde tercih sebebıdır çünkü avcıyı su içerisinde yormazlar. Mükemmel dengelerinden ve hidrodinamilerinden ötürü çok iyi manevra kabiliyetine sahiptirler. Avcı küçük bir bilek hareketiyle tüfegi sağa yada sola çevirebilir. Tüm bu sebeplerden ötürü ahşap tüfek kullanıcıları bir daha başka tüfek kullanmak istemezler…Gerçi ben kendi tüfeğimden vazgeçmek niyetinde değilim ama sizlerTOTEM SUB konusunda bilgi almak isterseniz Kemal’i bir arayın. 0232 483 0178. Özellikle sinarit avı yapmak isteyenlere tavsiye ediyorum.

Yarışmada benim de sporcusu olduğum Bodrum Belediye Spor 3.oldu!!! detaylı bilgi için tıklayın.

En derindeki, en büyük balığa…
Rastgelsin

Ethem Yavaş
Bodrum Spor Serbest Dalış Takımı Sporcusu

flakatr@superonline.com

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

‘Karadeniz’de 5 bölge korunmalı’

Denizlerdeki canlı yaşamının korunmasına yönelik oluşturulan ve AB’nin desteklediği Coconet Projesi’nde Türkiye’yi Türk Deniz Araştırmaları …