Gökçeada

Eski adıyla İmroz olarak bilinen Gökçeada Ege Denizi’nin kuzeyinde yer alıp 279 km2 lik yüzölçümü ile Türkiye’nin en büyük adalarındandır Türkiye’nin en batısında olmasından dolayı güneş tüm güzelliği ile en son Gökçeada’dan batar.

KALEKÖY

Antik döndemde olduğu gibi bugün de Gökçeada’nın en önemli yerleşim alanı Kaleköy (Kastro)’dur. Kastro adı italyanca Castello, Kale anlamına gelmektedir. Bugün Kaleköy ile Yıldız koyu arasındaki sarp kayalıklar üzerinde Bizanslılardan kalma surların olduğu tepede büyük bir Akropol bulunmaktadır. Kaleköy’ün bugünki limanının bulunduğu yerde antik çağda da liman bulunmakta imiş. Bugünkü liman taşları Antik Çağdan kalan döküklerin kalıntıların üzerine yapılmıştır. Kuzey rüzgarlarının etkin olduğu adadaki tek balıkçı barınağı da burasıdır. Eskiden geçimlerinin büyük bir kısmı süngerciliğe dayanan balıkçılar sualtını iyi bildiklerinden dalgıçlar için oldukça iyi birer rehberdirler. Buradan kiralayacağınız bir tekne ile adanın etrafındaki çeşitli dalış yörelerine ulaşabilirsiniz.

Kaleköy’deki limanın dışındaki taşlar ise gece dalışları için oldukça ilginçtir. 4-8 metre olan sularda ıstakozların yanı sıra birçok kabuklu canlıları özellikle yengeç türlerini makro görüntülerken belli etmeden sizi Yunanistan’a ait olan Limni adasına doğru sürükleyen akıntıya özen göstermeniz gerekmektedir.

YILDIZ KOYU

Kaleköy’den tekne ile 10 dakikada ulaşılan dalış noktasına kara yoluyla da gidilip kolaylıkla dalış yapılabilir. Yeni Bademli köyünden, toprak yoldan arabanız ile ulaşabileceğiniz gibi, şnorkel dalıcıları Kaleköy’den 700 metrelik bir patika yürüyüşü ile antik kalıntılardan sonra koya ulaşabilir. İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin girişimleri sonucu Sualtı Milli Parkı olan Yıldız Koyu ile Yelkenkaya arasında sualtının tüm güzelliklerini görebilirsiniz.

Koyun, çakıllı ve kayalık yapısı, sualtında da ilk metrelerden sonra karadaki gibidir. Kıyıdan açılmaya başladığınızda 9-15 kadar derinleşen deniz yine 6-7 metrelere yükselerek sığlaşır.

Karadaki kaya oluşumları, koyun sağ ve solunda sualtında sürmektedir. Oysa koyun ortasından dalıp yüzmeye başladığınızda 12. metrede başlayan sazlığı izlerseniz 25 metrelerde bir sualtı cennetine ulaşırsınız. Kayalardaki renk cümbüşü, çeşit çeşit balıklar, kayaların kum ile birleşim noktalarındaki böcekler, size unutulmayacak bir dalış yaşatacaktır. Bir anda etrafınızda 50 kadar böcek oluşursa sakın şaşırmayın. Bireysel yapılacak dalışların çevreye verebileceği olumsuz sonuçlardan dolayı bu bölge, arabayı kıyıya çekip yapılan bu tür dalışlara yasaklanmıştır. Yanlızca dalış merkezlerince düzenlenen dalışlara izin verilmektedir.

KAŞKAVAL BURNU

Kabatepe limanından günü birlik Gökçeada turu yapan dalış teknelerinin ilk uğrak yeridir. Adanın birçok yerinde olduğu gibi testere görünümlü dik kayalar denizin mavi derinliklerinde de sürmektedir.

Pırıl pırıl suların kayalar ile birleştiği ilk derin dalış bölgesi olan Kaşkaval Burnu pek akıntı almaz. Duvar dalışı yapılan bölge dağların yüksekliğinden gölgede kalır.

Dalışınız anında genellikle güneş dağların arkasında kaldığı için dip biraz loştur. 30 metrelerde kısmen biten kayalık yapısı, sazların arasına serpilmiş kayalıklar ile değişmeye başlar. Mürenlerin etkin olduğu kayaların arasında karagöz türünden her türlü balığı görmek olasıdır.

Y. Fehmi ŞENOK
Sualtı Fotoğrafçısı

fsenok@scubaturk.org
www.scubaturk.org

 

 

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

2017 Yaz Trendleri

Sarı bu yaz sezonunun rengi olacak Yaz alışverişiniz için mağazalara gitmeden önce, bu yılın moda …