İhanet Tutanakları

I

İçinde can çekişen ihanetlerin var senin ve ölümün yüzünü kızartan aşkların
Karaya vuran yalanların.

Küçük kaçamaklardır içindeki boşluğu dolduran
Ve yalan bakan gözlerindir, suskunluğunda barınan

Çürütülmüş bir bedenden kaçarken
Yamalı ağlarına dolanıyorum senin çıkmazlarında
Yüreğime kazıdığın her çentikte
Boynuma geçirdiğin ipin her ilmiğinde depreşti acılarım.

II

İçinde uğruna savaş verdiğin kalelerin var senin ve cephede yenik düşen çocukluğun
Karaya vuran sancıların.

Sorgusuz infaza kurban gidenlerdir, içindeki ihaneti yakalayan görgü tanıkları
Ve yalan bakan gözlerindir, suskunluğunda arınan

Düşlerim; sana ulaşmaya çalışan hüzünlü yakarışlardır
Yakarışlar günahlarımın son çırpınışlarıdır yalnızca
Koynunda tanrısal yalnızlıktır uykularım
Ve şimdi katran karası saçlarına assınlar beni sevgilinin…

III

Bir ayrılığın,
Bir ihanetin,

Bir kokuşmuşluğun ilk günlerini yaşıyorsundur.
Yalnız ve bitiksindir
Kimsen yoktur!
Çare-Siz-sin-dir.

Aşkın göçebeliği başlar artık senin için
Daha sığ limanlarda daha kolay sevgililere demirlersin yalnızlığını
Yalandan aşk yolculuklarında tanımadığın bedenlerde uyanırsın
Derin sancılarınla savrulan acılarını, o bedenlerde dindirmeye çalışırsın.

bil ki yanılırsın…

Sevgilin için yazılmış
Ve sırf bir aşkın ayrıntılarını kusan yazılarına karşı tereddütsüz direnirsin,
Pasif bir direniştir bu,
Çünkü bilirsin; aşkın alın yazısıdır şiir(!)hiçbir yere sığdıramadığın!
Ve, asi sevgilinin kıta sahanlığında
Tüm balıklarına okyanus olur, derin bir mavilikte yazıların…

IV

Gündüzlerinde olası olmayan aşklar
Gecelerinde maskulin eşlik eder sana

Bütün gözeneklerinden duman ve irin fışkırarak gelir halüsinasyonların
Her gün
Ve sonra her saat
İhanet düşkünlüğünü hatırlarsın
Yeniden yaralarına tuz basarsın sonra,
Bu da bir işe yaramazsa, hep içine içine kanarsın.

Bir zamanlar tek bir bakışıyla alacakaranlığı aydınlatan sevdiğin,
Bir zaman sonra kabusun olmuştur artık
Kaçmaya çalıştığın bir başka sevgilinin teninde yakalar aynı kabuslar seni
Bu yüzden sevişirken gözlerini kapatamazsın
Onunla sevişmekten korkarsın, üç kişi olmaktan.
İhanet yatkınlığından başka nedir ki gözleri açık sevişmek.
Nedir ki?
Sonra gömersin içine, dışarı atamadığın siyah beyaz cinayet karelerini.

Derinleştikçe kararır anıların,
Karardıkça kanar,
Zamanla kabuk bağlar yaraların…

Bir zaman sonra ayrıntılarda ki o yakıcı duygu,
İçinde sakladığın ateşi körükler
Ve yangın yerine döner sanrıların
Saçlarının karalığına tutuşur yeniden özlemlerin,
Oysa bilirsin çoktan küllerin serpilmiştir akıp giden nehirlerine…
Kimseye anlatamazsın çöküşünü, apansız yakalandığın ayrılığın
Ama bir sigara daha yakıp beklersin dönmeyeceğini bildiğin halde.
BEKLE(me)!

Sana sunulan değil yaratabileceğin bir aşkı yaşamak istersin
Kimseyi ortak etmek istemezsin artık düşlerine
Küçük harfle başlarsın bundan sonra ki ilişkilerine
Devrik cümlelerine özne aramaya koyulursun sonra
Yarım bırakılan bir aşkı kendince böyle tamamlarsın belki de.

Aldatılmış gözyaşlarının her bir damlası adı altına saklanan
Ve arsız bedeninin şehvet macerasını dindirebilmek adına
Keşfettiğin çürütülmüş bir bedenin yalancı şahidinden başka nesindir artık?

V

Dedim ya;
Sevgililerin uğradığı hep ikinci limanım.
Hep ikinci.
Hep.
MEHMET AYDIN
Amatör Yazar/Ressam

mareliberum@gmail.com

 

 

 

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

‘Karadeniz’de 5 bölge korunmalı’

Denizlerdeki canlı yaşamının korunmasına yönelik oluşturulan ve AB’nin desteklediği Coconet Projesi’nde Türkiye’yi Türk Deniz Araştırmaları …