Kız Kalesi

Mersin ve yöresi tarihi, doğası ve görkemli denizi ile anımsanması gereken yerlerdendir. Mersin’den Kızkalesine kadar olan uzun kıyı şeridinde gezilecek onlarca yer bulunmaktadır.

Dalış bölgeleri ise Akdeniz kıyılarımızdaki son cennetimizdir. Ancak bu cennet diğer yörelerimiz gibi korunmamaktadır. Adana ve Mersin’deki dalış merkezleri tüplü dalışlarda zıpkın kullandıkları gibi gelen konukların da kullanmalarına izin vermekteler. Dolayısı ile sualtı turizminin gelişmezi ile birkaç yıl kadar pişmanlık duyacaklarını ümit ediyorum. Yoksa gelen konuklara sualtında gösterecek canlı kalmayacak.

AKSU 1 BATIĞI

Dalışa Tisan’dan çıktıysanız 15 dakika, Boğsan’dan ise 40 dakika sonra batığın üzerinde olursunuz. Tekne, Dana Adasının bir mil batısındaki kayalıkların üzerine demir atar. Akıntının yoğun olduğu günlerde sudaki görüş uzaklığı da artmaktadır. Dolayısı ile üst kısmı 14 metrede olan batığı tekneden görebilirsiniz. Suya atladıktan bir süre sonra geminin güvertesine olacaksınız. Akdeniz kıyılarında göreceğiniz en büyük akyalar size ürkek bakışlarla sokulurlar.

Sizde zıpkın olma olasılığı yüzünden epey ürkektirler. Geminin içi çelik halatlar ile dolu olup, ambarları gezi ve fotoğraf açısından pek ilginç değildir. Kıç taraftaki pervane ve çevresi daha çok ilginizi çekecektir. Derinliğin 24 metrelere ulaştığı prvane etrafında dolaştıktan sonra geminin kuma oturmuş olan gövdesinin de etrafında tur atın. Sürü karagözler geminin etrafında dolaşırken iri barbunyalar kumların üzerinde, akyalar ise üzerinizde dolaşır.

KURT BURNU

Antik ismi Afrodisyas olan yarımadanın burnuna genellikle deneyimli dalgıçları daldırdıklarndan yöre Kurt Burnu olarak bilinir. Sağlı sollu iki sakin koyun ucunda yer alan duvar 40 metrelere kadar iner. Genellikle dalgıçlar burnun ucunda suya atlayıp

daha önceden planlanan koylardan birisine sualtındaki duvar boyunca yüzerler. Kayaların 40 metrelerde bitmesi ile kumlk alan başlar. Kumlardan açldığınızda ise yüzeye bakmayı unutmayın. Üzerinizdeki akya sürüsü sizi kendisine doğru çekecektir. Onların fotoğrafını çekmek için hızlanıp, çıkış hızınızı aşmamaya özen gösterin.

Akdeniz’deki diğer bölgeleri açıklarken birçok dalışlarımızda sualtındaki kayaların 35-40 metrelere kadar yosunlarla kaplı olduğunu, makro yaşamın bu derinliklerden sonra başladığını belirtmiştim. Oysa Kızkalesi ve yöresindeki dalışlarınızda sualtının renkli yaşamı ilk metrelerden sonra belirmeye başlar. Makro fotoğrafçıların ilgi duyacağı bu sularda dip akıntısının da pek olmayışı kolay çalışma olanağı sağlar.

FOK BURNU

Kurt burnu’nun kuzeybatısında bu sakin koy dik dağların yamacındaki turkuaz renkli sular ile sizi kendisine çekecektir. Yöredeki dalışlarda fok ile karşılaşılmamakla birlikte dalış noktasındaki büyük mağaranın bir zamanlar Akdeniz’de sayıları oldukça çok olan foklar tarafından günümüzde henüz kullanıldığı söylenmektedir. Dolayısı ile Akdeniz’de koruma altında olan fokları ve yuvalarını rahatsız etmemek için bu büyük mağaranın içine girmemenizi, hatta civarında bile yüzmemenizi önemle öneriyorum.

Dalışa koyun ucundaki yardan aşağıya inilerek başlanır. Derin duvar dalışınısevenler 45 metrelere kadar inebilirler. Ancak fotoğrafçılar o kadar çabuk davranıp derinlere gitmeden burnun 4-5 metre derinliğindeki çatlaktan içeriye baksınlar. Arkada çıkşı olan çatlağın içinde yüzlerce balığın yanı sıra beyaz renkli müreni görebilirler. Sularımızda daha önce hiç görmediğim, ilk kez burada beyaz renkli gövdesi siyah benekleri olan bir müren ile karşılaşmam beni şaşırtmıştı. Fotoğraf için birkaç kez dalmama karşın çekimi başaramadım. Çatlağın oldukça dar ve içerilere girmesinden mürenle aramızdaki uzaklık oldukça çoktu. Geniş açı için uygun olan duvar boyu, makro canlılar açısından da zengindir.

KORSAN KOYU

Ağırlıklı olarak gece dalışının yapıldığı koya Şövalye Koyu da denmektedir. Yörede zıpkın ile avlananların en önemli sinarit ve orfoz vurma yeridir. Koya Şövalye ya da Korsan denmesinin anlamı belki de burada oldukça çok kan akıtılmasıdır. Derinliği 10 metreleri geçmeyen koyun dip yapısı genelde kumluk. Kumlar arasında bulunan küçük kayaların dipleri ise sinaritlerin gece yattığı yerler. Makro fotoğraf açısından oldukça verimli olan yöre deniz çiyanları ile doludur. Zıpkın sesleri eşliğinde yapılan iyi bir gece dalışı bölgesidir.

ARAP MEZARLIĞI

Aslında bir mağara dalışıdır. İçerisine 20 kadar dalgıcın girebileceği büyüklüktedir. Girişi 3 metrede olan mağaranın içi hava doludur. Deneyimli dalgıçlarca pek ilgi görmeyen mağara, yeni dalgıçlar için coşku vericidir.

DANA ADASI

Dalış bölgelerinin içinde bulundurduğu en büyük adadır. Adanın doğusunda bir fener vardır. Fenerin altı ilginç bir dalış noktasıdır. Kayalık olan bölgeden inildiğinde 15 metrelerde girişi olan bir mağara ile karşılaşılır. İçerinin genişliği 30 m2 kadardır. Duvarları süsleyen sualtı canlıları dalgıçların ilgisini çekmektedir. Mağara çevresi ise yörenin zehirli çarpan balığı olarak bilinen sokanlar ile doludur. Boylerı en fazla 15 cm olan bu beyaz renkli balıklara elinizi sürmemeye çaba gösterin.

GÜVERCİN ADASI

Dana Adası’nın kuzeydoğusundadır. Amforalar ile karşılaşmak istiyorsanız bu dalışı özellikle yapmalısınız. 3 metreden başlayan kırık amforalar 20 metrelere kadar inmektedir. Adanın kuytu koyları ise hoş vakit geçirip denizden ve güneşten faydalanmak için idealdir.

Y. Fehmi ŞENOK
Sualtı Fotoğrafçısı

fsenok@scubaturk.org
www.scubaturk.org

 

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

2017 Yaz Trendleri

Sarı bu yaz sezonunun rengi olacak Yaz alışverişiniz için mağazalara gitmeden önce, bu yılın moda …