Yük Gemisinde Yolcu…!? Rakı Şişesinde Balık !!!

Hayal kuran herkesin bir ıssız adası vardır biryerlerde.. Hiç şüphesiz bu adaya gitmek içinde bir gemi lazım, değil mi ?

Gazete ve dergilerde boy boy fotoğraflarını gördüğünüz o yüzer saraylar gerçekten çok güzel, çok ihtişamlı ancak masalsı ve daha çok zaman fukarası zengin turistleri tıka basa lükse boğan bir çeşit multivitamin !

Bizim gibi mütevazi, yolunu şaşırmış yolcular, daha böyle gemiye ayak basarken bu rüyadan ne zaman uyanacağının dayanılmaz ağırlığını taşır.

Şimdi bırakalım bunları..

Gerçek bir maceraya hazırsanız gelin süslü takımlarınız ve smokinlerinizi bir kenara atın ve mesela kendinizi şöyle kırkbin tonluk beş ambarlı ve beş tane yirmibeş tonluk vinçleri olan bir dökmeci geminin güvertesine atın !..

Şunu bilin ki, her kim olursanız olun ve her ne düşünürseniz düşünün, bir yolcu olarak bindiğiniz o seferin sonunda, o geminin içindeki bütün denizcilere büyük saygı duyacaksınız. Doğa ile mücadelenin bir başka boyutunu, binlerce yıldır yaşanan acı ve tatlı anları ile deniz ticareti adı altında denizdeki gerçek yaşam kavgasına tanık olacaksınız.Onun karşı konulmaz cazibesi bütün kaprislerini bastıracaktır ancak unutmayın ki ;

Koskoca gemi
Çırpındıkça beyazlara gömülen
Sadece sen değilsin doyacak olan
Köpüklere karışıp uçacak
Sevdiklerinin dualarına karışacaksın
Sıra sana gelmişse eğer
Gemi bu
Koskoca,
Bazen inmeni ister sırtından…

Daha yolun başında ne oluyoruz demeyin, gözünüz korkmasın.
Ancak şunu bilmelisiniz ki yük gemisinde yolcu olmak bildiğiniz bütün
yolculuklardan daha zordur.Limandan yükünü yükleyip avara (ayrıldıktan) ettikten sonra seyir bölgesinebağlı olarak özellikle okyanus aşırı seferlerde yirmi ila otuz gün arası kesintisiz bir deniz yolculuğunu göze aldınız demektir. Bu deniz bildiğiniz ayaklarınızı okşayan köpükler veya lodosta sallanan emektar şehirhatları vapurları veya balık tutarken sandalınızın bodoslamasına çarpan deniz değil bilmiş olun !?

Başınızdan geçecek acı ve tatlı hatıraları nasıl olsa, seferin sonunda eşinize, dostunuza evinizin içki sofrasında bire bin katarak
anlatacaksınız.O sebepten şimdi biraz ciddi konulara değinelim.
Türk Deniz Ticareti Filosunda victory sınıfı dediğimiz bol kamaralı yük
gemileri mevcutken yük gemilerinde yolcu taşıma kapasitesi azami oniki kişi olarak belirlenmişti.Günümüzde can kurtarma filika kapasitesine ve kamara adedine nağlı olarak azami beş kişi olarak sınıflandırılmıştır. Bir örnek vermek gerekirse otuz kişilik mürettebatı ve otuzüç kişilik filika kapasitesi olan bir gemide, yeterli kamara olsa dahi en fazla üç yolcu taşıyabilir. Bu konuyla ilgili ve yük gemisinde yolcu tanımı ve hukuki durumu SOLAS ( Safety Of Life At Sea ) Denizde Can ve Mal Emniyeti tüzüğün de çeşitli başlıklar altında toplanmıştır.Türkiye’ de bu anlaşmaya imza koymuş
ülkelerden biridir.

Bir yük gemisinde yolcu olarak seyahat etmek istediğinizde karşınızda muhatap seyahat acentaları yoktur.Özel sektörde hizmet veren her armatörlük kuruluşunun prensipleri, kuralları vardır ve yolcu taşımak veya taşımamak tamamen nsiyatiflerindedir.Bir zamanlar D.B Deniz Nakliyatı devlet firması olarak özellikle Liner( düzenli) seferler yaptıkları ülke ve limanlar arasındaki hatlarda kapasitesine bağlı olarak cüzi ücretler karşılığında (iaşe ve kamara dahil) hizmet vermekteydi.

Şunu önemle belirtmek isterim ki yük gemisinde yolculuk yapacak kişi ve kişilerin mutlaka – diğer yurtdışı yolculuklarında olduğu gibi-geçerli pasaportları ve gidecekleri ülke veya ülkelerin vizelerinin olması gerekmektedir.

Yük gemisindeki yolcunun dikkat etmesi gereken hususları şağıdaki başlıklar altında toplayabiliriz.

  • Seyahatinizin hangi mevsimde başladığının hiç önemi yoktur. Mutlak surette dört mevsim giysileriniz yanınızda olsun.
  • Bu seyahatta yanınıza almamanız tek şey TELAŞ’tır. Herşeyinizi tekrar tekrar gözden geçirin ve arkanızda kafanıza takılan birşey kalmamasına gayret edin.
  • Kolunuzda su geçirmeyen bir saat ve kamaranızda bir çalar saatiniz olsun. Seferde saatlerinizi bulunduğunuz coğrafi bölgeye bağlı olarak hergün, günaşırı veya iki,üç günde bir ileri veya geri alacaksınız.Yemek saatlerini kaçırmamaya özen gösterin aksi takdirde zabitan salonui buzdalabındaki kahvaltılıklar ile idare etmek zorunda kalırsınız.
  • Elinize kalem almamış dahi olsanız birşeyler yazmak steyeceğinizden emin olabilirsiniz.( Eğer hava şartları müsade ederse !? ) Tedarikli olun !
  • Bavulunuza veya çantanıza girmeyecek hacimli eşyalar almayınız.Küçük otomatik bir fotoğraf makinesi, küçük bir fm radyo, belki küçükbir video kamera ideal olabilir.Elektronik eşya kapsamında zati eşyalarınızı yurt dışına sefere kalkarken beyan etmek zorunda olduğunuzu unutmayın.
  • Gemide çalışan her mürettebatın kendi görevleri vardır.Gemide kimse sizi ağırlamak ve özel ilgi göztermek zorunda değildir. Gemide çalışan personelin çok zor şartlar altında görev yaptığını ve karadaki günlük hayatımızda hepimizin alıştığı birçok şeyden mahrum yaşadıklarını unutmayın.
  • İyi olun.Siz iyi ve anlayışlı olursanız arzuladığınız arkadaşlıklar ve dostluklar saygı ve sevgi çerçevesinde çok kısa bir zaman içinde kendiliğinden olacaktır.
  • Meraklı olun ama geveze olmayın.Denizciler genelde çok geveze insanları sevmezler. ASLA VE ASLA şikayet etmeyin. Bu seferi siz istediniz ! Unutmayın ki kaptan ve mürettebatın asli görevi can ve mal emniyetini sağlamak , gemi ve yükünü tam ve hasarsız olarak zamanında limana varmaktır.
  • Kamaranızda yatağınız ve kanepeniz birbirine dik açı yapacak şekilde yerleştirilmiştir.Fırtınalı havalarda geminin sancak(sağ) ve iskele(sol) yalpalarına(sallanmalarına) veya baş-kıç yaptığı durumlarda yatağınızda yuvarlanmadan uyuyabilmeniz içindir. Kamaranızda lavabo ve tuvalet var ise şanslı sayılabilirsiniz ama diğerleri ile müşterek kullanmak zorunda kalabileceğinizi unutmayın Sizin açtığınız musluklar bıraktığınızda kendiliğinden kapanır ancak gene de gemide herzaman herşeyi idareli kullanmak zorunda olduğunuzu hatırlayın.
  • Yük gemilerinde ayrıca bir doktor yoktur.Genel olarak 3.kaptan revir ve ilaçlardan sorumludur. Herkes biryerde kendisinin oktorudur (özellikle gemilerde ). Sefere çıkmadan önce dolgularınızı ve ağrıyan dişlerinizi kontrol ettirin ( Bir gün önce değil ! ). Önemli bir sağlık probleminiz varsa bu sefer çıkmayın.
  • Gemide bir veya iki ortak çamaşır makinesi vardır. Kendi çamaşırlarınızı kendiniz yıkayacaksınız.
  • Geminin yaşam mahallini en fazla bir iki gün içinde öğreneceksiniz. İzin almadan makine dairesine, köptüüstüne veya diğer mahallere girmeyiniz, hiçbir cihaza el sürmeyiniz. Fırtınalı havalarda kesinlikle yaşam mahallinden ayrılmayınız, deniz sizi aniden alabilir ve sesinizi kimse duymaz.Yokluğunuz
    farkedildiğinde artık çok geçtir.
  • Gemi yükleme veya tahliye yaparken güverteye çıkmak için görevli kaptanda izin alınız.Güverte de şu sözü her zaman hatırlayınız ;
    Respect to the hanging load ‘ ! ( Asılı yüke saygılı ol ! )
  • Gemilerde telex vardır.Bazılarında faks vardır.şirket aracılığı ile mesaj yollayabilirsiniz.Uydu telefonu mevcuttur ancak çok pahalıdır. Limanlara veya anakaraya yakın yerlerde cep telefonunuzu kapsama alanı içinde olan yerlerde kullanabilirsiniz.
  • Deniz tutmasından korkmayın, paniğe kapılmayın, alışacaksınız. Sizi ne şekilde deniz tuttuğunu keşfedin. Kimi kusar, kimi aşırı yemek yer, kimi uyur, kimi uyuyamaz.
  • Akşam yemeğinden sonra zabitan salonunda kaptan ve diğer zabitler ile keyifli sohbetler yapın. Tv video, tavla, kağıt oyunları azami lüksünüz olacaktır.
  • Yük gemilerinin saatte ortalama 12-15 knots(deniz mili)sürati (1 deniz mili 1852 metre) olduğunu unutmayın. Kendinizi oyalamayı bilin. Denizin ve deniz yaşamının tadını almaya bakın.
  • Dünyada çok az kimsenin gittiği ülkelere ve limanlara gideceksiniz amasakın unutmayın, limanlar dünyanın en tehlikeli yerleridir. Kaptanın ve diğerlerinin tecrübe ve tavsiyelerine mutlaka uyun yoksa hayatınız ile kumar oynamış olursunuz ! ( Yeterince açık değil mi ! )
  • Korkunca ağlayın, sevinince gülün, şarlı söyleyin, kendinizi dinleyin.Hayatınızı gözden geçirmek ve herşeye yeniden başlamak için deniz ve okyanusları yaşamak harikadır, nefis ve emsalsiz bir tecrübedir.Denizde herşey olağan ve olağanüstüdür.

    Simli mavi dekolte elbisesiyle gökyüzü bu akşam çok hoş Gözlerinin gözlerimde kaldığı o akşam gibi
    Kırmızı, sarı ve mavinin en güzel tonlarıyla soyunan güne,
    Ressamın fırçasından tuale damlamış bir siyah leke,
    Gemimiz
    Gözlerimde iki yıldızın asılı kaldığı o an
    Gün doğduğunda
    Sen yoktun artık yanımda
    Ta ki dünya tekrar tersyüz olana dek…

Size genede son sözüm eski bir İngiliz denizci özdeyişi ;
Think twice before done ! ( Yapmadan önce iki kere düşün !)
Hayırlı ve keyifli seferler !

Talip ÖZCENGİZ
Y.D.O Güverte 1982 / Amatör Yazar – Şair
Uzak Yol Kaptanı

talocukos@hotmail.com

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

‘Karadeniz’de 5 bölge korunmalı’

Denizlerdeki canlı yaşamının korunmasına yönelik oluşturulan ve AB’nin desteklediği Coconet Projesi’nde Türkiye’yi Türk Deniz Araştırmaları …