Dalıyorsam Bir Sebebi Var…

Siz hiç su içerisindeyken uçma hissini yaşadınız mı? 3 boyutta hareket edip yerçekiminin yokluğunu farkettiniz mi? Peki ya her solukta size hayatın sunulduğunu en son ne zaman anladınız? Kavga gürültüden, korna seslerinden uzak, sokakta yürümekten çok daha tehlikesiz bu dünyayı keşfedebildiniz mi? Cevabınız “Hayır”sa, artık “Evet” olmalı. Neden mi?

Çünkü dalış; yüzeyden aşağıya indikçe büyüsüne kapıldığınız uçsuz bucaksız diyarı seyreylemenin verdiği mükemmel hazdır. Panik atağınızın zirve yaptığı, heyecan ve korkuyla karışık duygularınızı kontrol etmekte güçlük çekip o an gözünüzde kahraman ilan ettiğiniz dalış eğitmeninize sıkı sıkı tutunduğunuz andır. Maskenizi çıkardığınızda karşınızdaki flu dünyaya endişeli bir “merhaba” demektir. Yanınızdan geçen karagözün arkasından bakakalmaktır, kayalarla bütünleşmiş iskorpitlerin yaklaştığınızı anlayınca paniklemesidir, gökyüzündekilere mümkün olmasa da su altındaki yıldızlara dokunabilmenin mutluluğudur, ağzını kocaman açarak gözlerinizin içine bakan zehirli mürenden ürkmektir, deniz kestanesini kesip avcunuza aldığınızda balıkların elinize üşüşüp kestanenin içini her birlikte afiyetle yemesidir, ahtapot görünce çocuk yaşlarda izlediğiniz eski bir Türk filminde Viking Kalesi önünde su üzerine çıkıp batmakta zorluk yaşayan efsaneyi anımsamaktır. Alice Harikalar Diyarı’na yapılan yolculuk misali; ait olmadığınız bir yere gittiğinizi bile bile daha da ilerleme isteğidir. Çocukluktan beri “astronot” olmayı hayal edip, büyüdüğünde hayatın gerçekleriyle karşılaşanlardansanız hala hayallerinizi gerçekleştirebilme fırsatını yitirmemiş olmanızdır. 200 bar’lık eşsiz cennet deneyimidir. Her nefes verişinizde hafifçe yukarı yükselen su kabarcıklarını izlemenin keyfidir. Azot sarhoşu olup derine indikçe film şeridi hayatınızın renk kazanmasıdır. Her dalış öncesi ebeveynlerinizin “katil köpek balıklarının saldırısı” konulu senaryolarını dinlemektir. Regülatörünüzden hava alamayıp 0 bara düştüğünüzü anlayıp çimlenerek kontrollü bir şekilde yukarı çıkmaktır. Hata kabul etmez bir bağımlılıktır. Keşfedilmemiş renkleri görebilmenin ayrıcalığıdır. Sonlandığı zaman bir sonraki dalışı sabırsızlıkla bekleyip gün saymaktır.

Kurduğunuz her hayali, nefes alabilmenin mutluluğunu yaşayarak gerçekleştirebilmeniz ümidiyle…

Eda Çimenli

Eda Çimenli, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Balıkçılık Teknolojisi 4.sınıf öğrencisi. Ders müfredatı kapsamında Scuba 1-2-3 derslerini gördü ve 2* dalgıç.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

‘Karadeniz’de 5 bölge korunmalı’

Denizlerdeki canlı yaşamının korunmasına yönelik oluşturulan ve AB’nin desteklediği Coconet Projesi’nde Türkiye’yi Türk Deniz Araştırmaları …