Erkan Ayral SUTA

Su Altı Camiasının Bütün Üyeleri Merhaba

Erkan Ayral SUTA

Sualtı camiasının bütün üyeleri, MERHABA!!,

İster amatör, ister profesyonel, isterse de sadece deniz sever olun, profesyonel olarak geçen 42 senenin bilgi birikimini, tecrübelerimizi, Deniz Kuvvetleri ve bazı üniversitelerle olduğu gibi, bütün camia mensubu arkadaşlarla paylaşmak ve faydalı olabilmek için bu yazılara başlıyoruz.

Dikkat edilirse, sualtında ileri teknoloji gerektiren birçok işte, hem personel, hem de ekipman gerektiğinde, hep yabancılar devreye giriyor. Neden?

Yabancı hayranlığı, ya da imkansızlıktan değil. Yapılacak işin, ya da gereksinme duyulan ekipmanın ülkemizde imal edilemeyeceğinden de değil. Bu işin finansmanını sağlayacak asker veya sivil kuruluşun karar merciindeki bürokratta, paralarımızın, yurt dışına gideceği, parça bağımlısı olunacağı, teknolojinin gelişemeyeceği …vs gerçeğini pekala biliyor, ama tetkik seyahatleri, maliyenin kontrol edemeyeceği dış şirket muhasebelerinin koruması altında, 4-5 misli şişirilmiş faturalarla temin edilecek paraların cazibesine dayanamaması yüzünden Türkiye kalkınamıyor. Özel bir imalatta know how’ın mı yok? : 10.000.000 dolara futbolcu getiren bu millet, 3000- 5.000 dolar maaşla uzman mı getiremiyor? İşte bunu yapan İran, her silahını yapar oldu.

Erkan Ayral SUTA - Deniz ScooterMazeretler hep aynı: Aletleriniz iyi çalışıyor ama, CE, belgeniz, Lloyd sertifikanız yok. Bizde örneğin Pendik askeri tersanesindeki bir toplantıda sorduk:
Çanakkale de Ordumuz, şu saldıran İngilizlerden Lloyd sertifikası almazsanız bu silahlarla onlara ateş etmeyiz! mi dedi? Hitler, Von Braun’a -: şu V2 ler le Londra’yı, eğer onlardan Lloyd sertifikası almazsanız bombalayamayız! mı? dedi. Rus- İran- Çin vs eğer dış ülkelere satmayıp, kendi ordusunda kullanacaksa, CE belgesi mi alıyor? Şahap füzelerini menzili 3000km ye çıktı. CE belgesi mi var? İngiliz den biz TSE belgesi istiyor muyuz? Nereden çıkıyor bu bahaneler? İşte hep yukardaki sebeplerden. Bizim denizaltımızın pilot kursuna gönderilen bir yüzbaşı : -Bu denizaltının Lloyd sertifikası yoksa ben bunun içine girmem dedi. Bizde ona: Senin mensubun olduğun Deniz kuvvetleri , bu denizaltıyı 450 metre de test etti. Kuvvet Komutanın, yazılı ve sözlü tebrik etti. Kendi orduna da itimadın yok mu? dedik.

Doğru çalışan ve ülkemizde kullanacağımız bir alet için dış ülkeden ‘’Sertifika’’ almak, sadece onlara haraç vermek demek. Merkel ve Sarkozy: Siz bizden değilsiniz!! Sizi Avrupa Birliğine almayacağız! Diye açıkça söylüyorlar. Biz hala: ne olur?, CE belgesi ( Conformité Europeenne –Avrupa ya uygunluk) sertifikası versenize! Diye yalvarıyoruz.

Erkan Ayral SUTA - DenizaltıÜstelik haysiyet kırıcı. Yani biz 5.ci sınıf insanız, izin ver de şunu kullanalım gibi. Ben TC Denizcilik Müsteşarlığından ‘’ DENİZE ELVERİŞLİLİK’’ belgesi almışım. Bu bana yeter. Denizaltımız hiç sorunsuz 81 dalış yaptı.

Peki, Savunma Sanayii Müsteşarlığı kurulması iyi olmadı mı? : -Çok iyi oldu. Keşke 50 sene evvel kurulsaydı. Ancak kanımızca orada da bazı şeylerin değişmesi lazım. Örnek: 2003 senesinde AR-GE Komutanlığından çağırıldık. Özel maksatlı bir ROV yi yapıp yapamayacağımızı sordular. Olumlu cevap verince uzman beş subay geldi. Gökova’da robotlarımızı denediler. Çok beğenip raporlarını yazdılar.1 sene süren süreç de, 6-7 kere AR-GE Komutanlığına gidip toplantılar yapıldı. Sonuç: 11 iş paketi hazırlandı. Artık başlamak üzereyken gene toplantıya çağırıldık. Bu defa, bu SUTA da kim? Bunlar TÜBİTAK la beraber yapsınlar bu aleti, buyurmuş birileri. Azmi bey başkanlığındaki Tübitakçılar. –Biz bu konuda hiçbir şey bilmiyoruz. Tetkik için 4 ay zaman istiyoruz dediler.

Yeniden toplantılar başladı. Azmi bey neden başlamıyoruz? dediğimizde : Müsteşarlıkla ihtilafımız var. Telif haklarını biz isterken , şimdi onlar istiyor.!!

Çünkü sizin bünyenizde çalışan sigortalı 8 yüksek mühendis yok! Mevzuat böyle. Siz ancak taşeron olabilirsiniz dedi. Yani Suta işi yapacak ve daha birçok bu tür ROV lazım ken, 30 senenin bilgi birikimini aktardıktan sonra işi bitmiş olacak. Biz de çekildik ve kötü kişi olduk. Sonra olanlar daha da inanılmaz. Savunma Sanayii Müsteşarlığı da, Tübitak da bürokratik engelleri bir yana bırakıp, sivil toplum örgütlerinin, ferdi teknolojik becerilerin önünü açması gerekiyor. Williams Carbine yazıp Google da okuyun . Seri ateş edebilen Karabina tüfeğini sonra da M1 tüfeğini hapishanenin atölyesinde mahkum Williams yaptı. Kalaşnikof otomatik silahını Mihael Timofeyeviç Kalaşnikof yaptı.
Yeni bir teknoloji, holdinglerde, kurumlarda, şirketlerde doğmaz. Bir kişinin kafasında doğar ve ona imkan sağlanırsa gelişir.

Bu umumi tabloyu anlattık dan sonra, bundan sonraki anlatacağım ve bütün sualtı camiamızı ilgilendireceğini umduğum başlıklara geçiyorum.

  • Her şey den evvel, yapacakları işe göre sınıflandırılan ROV çeşitleri, bunların imalat teknikleri ve kullanma (operatör) eğitimi konusunu işlemek istiyorum. Çünkü , bu aletler şu anda her harp gemisine, hücumbotlara, sanayi dalgıçlarına, emniyete, gümrük teşkilatına, hidrobiyologlara, üniversitelere, daha birçok kuruluş ve kişiye lüzumludur. Eğer eski hastalıkların devamı olarak bunlar yurt dışından temin edilirse her arızada başınız dertte demektir. (Bizim imalatımız ROV veya Denizaltımızın herhangi bir arızasının tamiri 2 saati geçmez)
  • Arama-kurtarma batiskafı imalatı ve pilot kursu.
  • Deniz dibini 270 derece tarayan sualtı sallama TV kameralar.
  • Sualtı kaldırma balonlarının (100kg-10 ton) imalatı.
  • Turistik, askeri amaçlarla kullanılacak çeşitli sualtı motosikletlerinin imalat teknikleri,
  • Gemi kurtarma-enkaz kaldırma, liman derinleştirme gibi işlerde patlayıcı maddelerin ileri tekniklerle hiçbir yere zarar vermeden kullanılması. (Kemal Kefeli gemisinin Boğazda parçalanması, Girne limanının içinde ki kayalarda 200mx3.80mx14mlik bir koridorun jelatinit dinamit ve plastik patlayıcılarla gürültü bile yapmadan açılması, ……..
  • Sualtı kesme, kaynak, perçin vs. daha birçokları… gibi)
  • Mercan, sünger, gibi su ürünlerini ve kıymetli maden ve taşları derin sulardan (bürokrasiden kurtulunursa) çıkarma ve ekonomiye kazandırma metodları.
  • 47 kişilik turistik denizaltının imalat, fizibilite, rantabilite hesapları, not: Sadece 30m civarına dalan bu denizaltıların imalatı, robot kolu, olan derin su batiskaflarına göre çok daha kolaydır.
  • Sualtı restaurantları (kendi otelim de vardı) ek resim
  • Su altı ultrasonik konuşma cihazları imalatı ve kullanılması. (Bizim Curiosus denizaltımızın kendi imalatımız konuşma cihazları 14km menzilli olup, nato standartındadır, bütün sualtı- su üstü gemileriyle uyumludur,
  • Balık çiftlikleri, limanların temizlenmesi için imal edilecek cihazlar.

Bu ve buna benzer konularda ve sizin soracağınız konularda da arkadaşlarım ve ben yazacağız. İsteyen arkadaşlara da elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağız.

Sevgilerimle, Erkan Ayral

Diğer faaliyetlerimizi izlemek için: www.suta.org.tr ye bakabilirsiniz.
erkansuta@gmail.com 0532 2428439

Erkan Ayral SUTA

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

‘Karadeniz’de 5 bölge korunmalı’

Denizlerdeki canlı yaşamının korunmasına yönelik oluşturulan ve AB’nin desteklediği Coconet Projesi’nde Türkiye’yi Türk Deniz Araştırmaları …