Pazartesi , Ağustos 26 2019

Dalgalara fısıldayan adam: Ray Collins

Avustralyalı fotoğrafçı Ray Collins, deniz tutkusunu sanata dönüştürenlerden. “Her sanat alanında olduğu gibi, fotoğrafçılıkta da ortaya çıkarttığınız yapıtın verdiği his, kişinin iç dünyasıyla ilintili olarak insandan insana değişiklik gösterir. Ancak benim genel anlamda amacımın, sanatım aracılığı ile ‘farklı hissettirmek’ olduğunu söyleyebilirim. Bu, mutlaka güzel bir duygu olmak zorunda değil, sadece bir duyusal etki yaratsa yeterli. En büyük korkum, denizlerin bir gün çöp yığını haline gelmesi. Bu muhteşem doğa harikasının mucizelerine, torunlarımızın şahit olamama ihtimalleri zaman geçtikçe kabusum haline geliyor. Umarım fotoğraflarım, onları beğenenlere aynı zamanda doğal güzellikleri koruma adına da ilham verir” diyen Ray Collins, 2016 yılında BOATSHOW LifeStyle’a konuk olmuş, tutkusunu ülkemizdeki deniz severlerle de paylaşmıştı.

Çocukluğundan beri denizle iç içe olduğunu belirten ve gemi kaptanı olan babası sayesinde hayatının önemli bir bölümünü su üzerinde geçiren Collins, günümüzün en iyi deniz fotoğrafçılarından biri olarak biliniyor. Onun çalışmalarını özel kılan ise neredeyse hiç dijital dokunuşa yer vermeden tüm fotoğraflarını doğal ışık ile sinematografik bir şölene çevirmeyi başarması.  İronik olarak, önceden madenci olarak çalışan fotoğrafçı, 2007 yılında işini bırakarak fotoğraf makinasını eline almış ve bir daha hiç bırakmamış. Aynı zamanda renk körü de olan sanatçı, bu durumun; karmaşık renklerin dikkatini dağıtmasına izin vermeden kontrastlıklara, dokular ve kompozisyonlara odaklanmasını sağlayarak avantaja dönüştüğünü aktarıyor.

“Her zaman, herkes gibi aynı şekilde görseydim, belki de işlerim o kadar benzersiz olmazdı” diyen Collins, ikinci kitabı Water & Light için  İzlanda’dan Tahiti’ye taşınmış ve yakın zamanda Netflix’te yayınlanan belgesel Fish People‘da yer almış. Collins’in, National Geographic, Vogue, Patagonia, Apple ve Nikon ile işbirlikleri bulunuyor, sanatçı, fotoğrafçılığı yaşamın her aşamasında yeniden tanımlıyor.

Collins sürekli olarak sınırlarını zorluyor, dalgaları ölümsüzleştirmek için tüm dünyayı dolaşıyor. Fotografik olarak en sevdiği saatler olan günün ilk ışıkları ve günbatımları esnasında, tek bir kare için neredeyse nefes bile almadan saatlerini geçiriyor.

“Dalgalar konusunda bana ilham veren, onların suyun enerjisini doğrudan yansıtmaları ve kesinlikle kendilerini tekrar etmemeleri. Bir çekim anını yakalamayı başarırsanız, yakalarsınız. Başka bir şansınız yoktur. Geriye saramaz, ikinci kez tekrarlamasını bekleyemezsiniz. Bütün bunlar, tüm saf güzellikleriyle beni her gün yeniden büyülüyor”.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Silent 55: Güneş enerjisi lüks ile birleşirse…

“Ardınızda bıraktığınız karbon ayak iziniz değil; denizden taşıdığınız kumlar olsun” Güneş enerjisi ile çalışan araçların …