Kare Yelkenden Kanat Yelkene: Yelkenli Teknelerin Fiziği – 7

UÇAĞI ANDIRAN YELKENLİLER

Amatör Yatçılık Araştırmaları Derneğinin en seçkin üyelerinden ve zamanının çoğunu kanat yelken kavramının geliştirilmesine adayan öncülerden olan John Walker, 30 yıl önce kendisine dört kanatlı bir tekne yapmıştı. Yirmi beş yıl ve epeyce araştırmadan sonra, iki kanatlı ve daha üstün performanslı bir tekne yaptı.

Bu tekneyi Şekil 19‘da sol tarafta görebilirsiniz. Tekne Atlantik Okyanusu’nu başarıyla geçti ve geri döndü. Bu arada da ciddi bir kasırgadan hasarsız çıkmayı başardı. Kamara üzerinde bulunan ve yelkenlerin dönmesini sağlayan ana eksenin solunda, iskele kanat-yelkeninin hemen arkasında zar-zor görülen donanım, kuyruk kanadıdır.

Kuyruk kanadının ana kanatlarla açısını bilgisayar denetler, işin geri kalan kısmını da rüzgar halleder.

Şekil 19‘da ise Walker’in evrimden geçmiş ve gerçek uçaklar gibi tek kanatlı olarak üretilmiş olan en son ve en güzel modeli görülüyor. Rüzgaraltı tarafta görülen küçük kanadın seyir yapılan rotaya uygun olarak ana kanatlarla açısını, güneş panelleriyle çalışan bir bilgisayar kontrol ediyor. Güneş panelleri de enerjilerini rüzgarın kendisi gibi Güneş’ten alıyorlar.

Paneller Şekil 20‘de ana kanadın hemen önünde görülebilir. Simetri problemi, kanadın hemen önünde yer alan bir flap (hareketli kanatçık) yardımıyla çözülmüş. Bu flaplar inişe geçen yolcu uçaklarının kanatlarının hemen ön tarafında açıldığını gördüğümüz flaplara çok benzer. Teknede her iki yöne de döndürülebilen flaplar itme gücünde çok büyük bir artış sağlarlar.

Şekil 21‘de ise flap operasyonu görülüyor. Tüm bu resimler, bu yazıyı hazırlayabilmeme yardımcı olmak üzere değerli yardımlarını esirgemeyen Dick Ogilvie ve John Walker’in izniyle yayınlanıyor.

Tüm uçak kısmının (kanatlar, flaplar vb.) çevresinde serbestçe dönebildiği dikey yatak, aynı şekilde (Şekil 21) açık bir biçimde görülüyor. Kuyruk açısını ayarlayan küçük motor da gücünü Güneş panellerinden alıyor. Doğal olarak bir yedekleme sistemi, hatta gerekli olması durumunda kullanılabilecek olan manuel (elle) kontroller de unutulmamış.

Her şey bir işlemci tarafından yönetiliyor ve daha çok bir uçağın kokpitini andıran kokpitte (Şekil 22), dümen simidinin solunda ileri ve tornistan hareketler için küçük bir mors kolu görülüyor. Tabii iyi dizayn edilmiş diğer çok gövdeli tekneler gibi bunun da orsa seyrinde yan yatmayıp dikey pozisyonda seyrettiğini söylemeye gerek yok. Tek kanatlı model şu an İngiltere, Plymouth’ta seri üretim aşamasına geçmiş durumda ve anlaşılan bu yıl bunlardan birinin Amsterdam’da boy göstermesi bekleniyor.

Teknede uçak kanadı kullanmanın gerektirdiği bir başka şey daha var. Nasıl uçak alana her indikten sonra kanatları sökülmüyorsa, bu teknelerin kanat-yelkenleri de her seyirden sonra indirilmeyecek. Eğer dönmekte serbest bırakılıp rüzgara göre kendini ayarlamasına izin verilirse bir kanat-yelkenin vindajı (rüzgara karşı göstereceği direnç) herhangi bir konvansiyonel teknenin çıplak direği ve armasından daha az olacak. Üstelik rüzgar estiğinde halatlarda olduğu gibi vurma sesleri de çıkarmayacak. Ve kanatlar rüzgarda mutludur, en hafif uçakların seyir hızları bile fırtına ve orkanların Bofor ölçeğinin çok üzerindedir.

Murat ALEV
Liman Kaptanı / Eğitmen

derinmavi_egitim@yahoo.com
www.derinmavi.com.tr

 

 

 

Yazı Dizisinin Diğer Bölümleri<< Kare Yelkenden Kanat Yelkene: Yelkenli Teknelerin Fiziği – 6Kare Yelkenden Kanat Yelkene: Yelkenli Teknelerin Fiziği – 8 >>

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Ege’de gönüllü cankurtaran birliği

Türkiye’den Yunanistan’a geçmek için her gün onlarca bot Ege Denizi’ne açılırken, göç sırasında kazalara müdahale …